Özet
İlk çağlardan günümüze kadar, birey ve toplum yaşamında yaşam alanlarını estetik hale getirmek, değerli ya da kutsal görülen objelere anlam kazandırmak amacıyla süsleme unsurları kullanılmıştır. Antik kentlerin yapılarında, mağara resimlerinde ve geçmiş dönemlerden kalan eşyalarda bu geleneğin çeşitli örnekleri görülmektedir. İçindeki güzellik arayışını renk, çizgi, ses gibi araçlar, estetik form ve sembollerle birleştirerek bir sanat eserine dönüştüren sanatkâr, her dönemde yaşadığı toplumun kültürel yapısı, gelenekleri, inanç ve manevi değerlerini eserlerine yansıtmış; estetik anlayış ve beğeni ölçütlerindeki farklılıklarla birlikte süsleme unsurları zenginleşerek varlığını korumuştur. Tezyini sanatlarda kullanılan bezeme unsurları arasında bitki ve çiçekler, sanatkâr için önemli bir ilham kaynağıdır. Doğada büyüyen çiçekler, güzellikleriyle insanları etkileyen en zarif sanat eserlerindendir. Çiçekler; sevgi, barış, dostluk, kardeşlik, masumiyet ve güven duygularını hissettiren, gönüllere dokunan unsurlardır. Her biri tıpkı insanlar gibi farklı mana ve hikayeler ile bezenmiş çiçekler arasında lale, estetiği ve sahip olduğu değerleriyle özel bir çiçektir. Asaleti ile dikkat çeken lale, uzun boyu ile Arapçada "elif" harfini hatırlatmaktadır. Türk toplumunda elif gibi dimdik durmak, haksızlığa boyun eğmemek anlamına gelir ve "diklenmeden dik durmak" ifadesiyle kişinin haklı olduğu konuda kendine güvenini ve iradesini anlatır. Lale, haklılık ile tevazunun, güç ile zarafetin bir sembolü olarak bu dengeyi temsil eder. Kökeni kadim medeniyetlere uzanan tezhip sanatının seçkin bir motifi olan lale, Türk kültüründe taşıdığı anlamlar ve çeşitliliği ile geleneksel sanatlarda geniş bir kullanım alanına sahiptir. Lale motifi; hat, tezhip, ebru, minyatür, kitap kapları, mimari eserler ve dokumalar gibi birçok alanda asırlardır tercih edilmiştir. Bu çalışma, lalenin tezhip sanatındaki tarihsel yolculuğunu, estetik değerini ve kültürel anlamlarını inceleyerek, sanat dünyasındaki özel yerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.