Özet
Evsizlik, günümüz dünyasında birçok ülkenin ortak sorunu olup, sanayi devrimi, hızlı kentleşme, ekonomik dalgalanmalar ve demografik değişimler gibi faktörlerle daha da belirginleşmiştir. Bu küresel gelişmeler, gelir eşitsizliği ve konut eksikliği gibi sosyal sorunları derinleştirmektedir. Evsizlik, farklı disiplinlerin ele aldığı bir olgu olup, tanımı, nedenleri ve çözüm yaklaşımları farklılık göstermektedir. Buna karşı devletler ve sivil toplum kuruluşları, geçici ve kalıcı çözümler geliştirmektedir. Birleşmiş Milletler'e göre dünyada yaklaşık 100 milyon evsiz ve 1,6 milyar yetersiz barınma koşullarında yaşayan insan bulunmaktadır. Evsiz bireyler genellikle sokaklar, terminaller ve dini yapılar gibi kamusal alanlarda barınma arayışına girmekte; bu durum, gıda temini, temizlik, güvenlik, mahremiyet, aidiyet ve sosyal dışlanma gibi pek çok sorunu beraberinde getirmektedir. Bu çalışma, evsizlik olgusunu ve evsiz bireylerin karşılaştığı mekânsal sorunları ele alarak, konuyu mimari bir bakış açısıyla incelemektedir. Mekân tasarımında, bireylerin günlük rutinleri, eylemleri ve ihtiyaçlarının doğru tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, evsiz bireylerin karşılaştığı sosyal zorluklar, günlük yaşam pratikleri ve sokakta geçirdikleri süre boyunca mahrum kaldıkları temel gereksinimler analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında, barınma mekânlarına ilişkin tasarım gereklilikleri literatür taramalarıyla belirlenmiş ve bu doğrultuda çeşitli tasarım kararları geliştirilmiştir. Bu tasarım kriterleri temelinde, dünyanın farklı bölgelerinde evsiz bireyler için inşa edilmiş barınma mekânları değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, tasarımların çeşitliliği ve farklı disiplinler tarafından eleştiriye açık olması nedeniyle, ilerleyen süreçte evsiz bireyler için ekolojik değerlerle dengelenmiş sürdürülebilir tasarımların tercih edilmesi ve modüler modellerin esneklik-düşük maliyet avantajlarının bir bütün olarak değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma, evsizlik bağlamında mekânsal tasarımın önemini vurgulamakta olup, gelecekteki araştırmalara katkı sunması amaçlanarak hazırlanmıştır.