Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Kentsel politikaların kentsel projeler aracılığıyla dönüştürülme süreci: Tarihi Yarımada örneği
Özet
Tarihi Yarımada, geçmişten günümüze üç imparatorluğa başkentlik yapmış, bünyesinde her bir topluluğun kendine özgü değerlerini ve yaşayışını taşıyan, evrensel niteliklere sahip eserler barındıran çok katmanlı tarihi bir alandır. Bu sebeple tarih boyunca birçok yönetimin farklı dönem koşulları ve planlama yaklaşımıyla faaliyet alanını oluşturmuştur. Tarihi alan, kentleşme süreci boyunca pek çok kentsel projeyle ve bu projelerin dönüştürdüğü kentsel politika süreçleriyle öne çıkmıştır. Oysa kentsel politikaların, rasyonel bir planlama ve demokratik bir yönetim çerçevesi içinde bütüncül bir planlama ve söz konusu alan için kentsel koruma yaklaşımıyla oluşturulması gerekmektedir. Ancak Tarihi Yarımada'da bu gerekliliğe karşıt bir süreç işlemiştir. Enformel süreç, çeşitli kanun düzenlemeleri, propaganda araçları ve dönemin koşullarının da etkisiyle benimsenen politika anlayışıyla kamufle edilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple bu çalışmada, Tarihi Yarımada üzerinden kentsel politikaların kentsel projeler aracılığıyla dönüştürüldüğünün ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmanın sorunsalı kapsamında ilk olarak Tarihi Yarımada'nın kentleşme süreci; dönüşümünün başladığı 1828 yılından günümüze kırılma noktaları gözetilerek altı dönemde ele alınmıştır. Bu dönemler; fiziksel, sosyal, ekonomik ve siyasi olmak üzere dört kriter çerçevesinde incelenmiştir. Böylelikle dönemin ekonomik yapısı ve siyasi ortamının, kentsel projelerin belirlenmesine olan etkisinin ve dolayısıyla siyasi yönetimin sahip olduğu güce paralel şekilde kentsel politikaları dönüştürmedeki gücünün genel çerçevede kavranması sağlanmıştır. Ardından tarihsel anlatı aracılığıyla ulaşılan dönemin karakteristik özellikleri ışığında; çalışmanın sorunsalının açıklıkla çözümlenebilmesi için Cumhuriyet Dönemi'nden günümüze uzanan beş döneme ait vakalar irdelenmiştir. Bu irdelemenin çerçevesi ise kentleşme sürecindeki bulguların ışığında, projelerin politikaları dönüştürmedeki itici gücünü oluşturan ve arka planını yansıtabilecek dört parametre üzerinden çizilmiştir. Bu kapsamda dönemin yönetim yaklaşımını ortaya koyan belediyecilik anlayışı, projelerin yapılma sürecini yansıtan plan ve kanun düzenlemeleri, projelerin sunuluşundaki söylemler ve mekana nasıl yansıdığı irdelenmiştir. Dört parametre üzerinden ele alınan vakalar, çalışmanın sorunsalı için dönemin yapısının sınırları çerçevesinde kimi zaman siyasi ve ekonomik kazanım amacıyla atılan adımlarla bir örnek olmuş, kimi zaman ise planlı kentleşme adımlarıyla örnek olmaktan uzaklaşmıştır. Cumhuriyet Dönemi'nin öne çıkan vakası olan Prost Planı'nda şehir planlama, toplum ve yönetimin dönüştürülmesinin nitelikli bir aracı olarak görülmüştür. Bu kapsamda sosyal adaletin sağlanması ve çağdaş bir kent hayatının oluşturulması amacıyla kullanılmıştır. Bu amaçların yanında bazı önerilerle koruma kaygısından uzak olan plan, dönemin siyasi yönetiminin aracılığıyla tamamen hayata geçirilmemiştir. Ancak plan, 1950 sonrasında Menderes'in mekan siyasetinin bir ürünü olarak kullanılmış ve böylece günümüze uzanan kentsel mekan üzerinden siyaset üretilmesi yönteminin temelleri atılmıştır. 1960'tan 1980'e uzanan dönemde ise hem Menderes'in mekandan siyasi kazanç elde etme adımlarına hem de planlı kentleşmeye yönelik uygulama örneklerine rastlanmıştır. Böylelikle 1960-1980 dönemi, Menderes ve Dalan dönemleri arasında farklı siyasi grupların elinde bulunan gücün etkisiyle ikircikli bir yapı oluşturarak büyük ölçekli projelerin yapılmasını engellemiştir. Ancak ekonomide ve dolayısıyla politika dönüşümünde kırılma yaratan 1980 sonrası dönemde, Menderes dönemine benzer şekilde şiddetli kentsel müdahaleler gerçekleştirilmiştir. Öyle ki kentsel mekan yalnızca siyasi kazanç için değil ekonomik kazanımın da önemli bir kaynağı haline gelmiştir. 2000 sonrasında ise siyasi gücün tek bir elde toplanmasına paralel olarak kentsel müdahaleler şiddetlenmiştir. Artık tarihi kentsel mekan, yıkılıp yeni baştan inşa edilebilecek bir müdahale ortamı çerçevesinden planlanmaya başlamıştır. Bu projelerin gerçekleştirilebilmesi, dolayısıyla mülkiyet haklarının ve planlama sisteminin devre dışı bırakılabilmesi için ise yasal bir dayanak olarak 5366 sayılı Yasa yürürlüğe konulmuştur. Sistemin devamını sağlayan politika dönüşümündeki tüm bu adımlara, Menderes'in propaganda yöntemi ve 1980 sonrasındaki yasal yapılandırmaların giderek sertleştirilmesiyle otoriterleşmenin pekiştirilmeye çalışılması eşlik etmiştir. Böylelikle kentsel politikaların kentsel projeler aracılığıyla dönüştürülme süreci bir döngü halini almıştır.
Koleksiyonlar
- Yüksek Lisans Tezleri [4245]















