Özet
Binlerce yıllık bir geleneğe sahip çömlekçilik, günlük kullanım nesnelerinin üretimi için gelişmiş bir meslek, aynı zamanda bir zanaattır. Zanaat kavramı, bir üretimde yalnızca işleve değil, tekniğe ve ustalığa, estetiğe ve sanatsal dokunuşa da değer verilen bir tanımı içermektedir. Dünyadaki birçok medeniyet kendi çömlekçilik kültürünü geliştirerek ortaya farklı teknik, form, akım ve düşünceler ortaya çıkarmıştır. Anadolu coğrafyası da seramik ve çömlekçilik açısından önemli üretim merkezlerine sahiptir. Anadolu çömlekçiliği estetik değer, form ve teknik yetkinliği açısından çok gelişmiş örnekler içermektedir. Ancak günümüze gelene kadar değişen kültür ve gelişen teknolojiye rağmen binlerce yıllık Anadolu çömlekçiliği gelenek değerini koruyamamış, tersi yönde değersizleşerek bugün kaybolan bir zanaat haline gelmiştir. Cumhuriyet döneminde seramik eğitiminin gelişmesiyle, birçok eğitimci ve sanatçı, Anadolu kültüründen beslenerek sanatsal üretimler yapmış ve geleneği kısmen de olsa canlandırmıştır. 18. yüzyıl İngiltere'sinde gerçekleşen endüstri devrimi, üretim süreçlerini, araçlarını ve üretime dair kavramların kökünden değiştiği bir dönemi başlatmıştır. Bu dönemde sosyal ve ekonomik hayatta değişen dengeler, bu kültürü yeniden şekillendirmiştir. Japonya'da halk sanatı düşüncesiyle şekillenen Mingei hareketi, endüstrinin gelişimiyle ortadan kaybolan zanaatları desteklemek için İngiltere'de ortaya çıkan atölye çömlekçiliğine referans olmuştur. Martin Kardeşler, Bernard Leach, Shoji Hamada, Lucie Rie, Hans Coper ve Peter Voulkos gibi atölye çömlekçileri, üretime dair süreçler ve kavramları değişime uğratarak bu düşüncenin temellerini ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada Japonya'dan kaynak bularak İngiltere'de filizlenen ve dünyaya yayılan atölye çömlekçiliğinin kavramsal boyutları ve üretim süreçleri araştırılmış, bu hareketin Türkiye'deki çömlekçiliğe etkileri karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Çalışmanın kişisel uygulamalar bölümünde, yaratıcılık, malzeme, üretim teknikleri ve form bağlamında gerçekleştirilen atölye üretimlerine yer verilmiş, zanaat ve sanat kavramları kişisel bakış açısıyla değerlendirilmiştir.