Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Determinizm, indeterminizm ve özgür irade perspektifinden müzikte rastlamsal ögelerin kullanımı: 1945-1970 yılları arasında ABD'li ve Avrupalı bestecilerin eserleri üzerinden karşılaştırmalı inceleme
Özet
Bu doktora tezi, 20. yüzyıl müziğinde kullanılan rastlamsal ögeleri determinizm, indeterminizm ve özgür irade perspektifinden ele almaktadır. Müzikoloji literatüründeki determinizm, indeterminizm karşıtlığına özgür irade kavramını da dahil eden bu çalışma, 1945-1970 yılları arasında ABD ve Avrupa'daki bestecilerin farklı yaklaşımlarına odaklanmıştır. İncelemede felsefe, bilim ve müzik alanlarını birleştiren disiplinler arası nitel bir yöntem benimsenmiştir. Bu zemin üzerinde, ABD'den (Cage, Brown, Feldman, Wolff) ve Avrupa'dan (Lutosławski, Xenakis, Boulez, Stockhausen) seçilen sekiz öncü bestecinin temsili eserleri incelenmiştir. Bu incelemede dört temel rastlamsal ögeye odaklanılmıştır: şans operasyonları, mobil biçim, grafik notasyon ve sözel notasyon. Çalışma, bu ögelerin belirlenen felsefî kavramlarla tasarım ve performans süreçlerinde nasıl ilişkilendirildiğini karşılaştırmalı bir sentezle ortaya koymaktadır. Çalışmada, öncelikle rastlamsal müziğe dair kavramsal bir çerçeve belirlenmiş ve bu alana özgü bir terminoloji oluşturulmuştur. Bu temel doğrultusunda, ilk olarak "Felsefî Zeminde Rastlamsallık" bölümünde determinizm, indeterminizm ve özgür irade kavramları hem felsefedeki hem de müzikteki konumları üzerinden ele alınmıştır. Ardından, Mallarmé, Joyce ve Calder gibi sanatçılar referans gösterilerek rastlamsallık estetiğinin müzik dışı disiplinlerdeki yansımalarına değinilmiş ve bu estetiğin tezde incelenen besteciler üzerindeki etki noktaları ortaya konmuştur. Sonrasında rastlamsal müzikteki dört temel öge örnekleriyle açıklandıktan sonra, bu ögelerin estetik karşılığı olan açık yapıt kavramı bağlamında bir tartışma yürütülmüştür. Tezin devamında, rastlamsal müziğin ABD ve Avrupa'daki tarihsel izleri aktarılmıştır. Finalde her iki coğrafyadan seçilen bestecilerin yapıtları ve düşünsel yönelimleri incelenmiştir. İnceleme sonucunda tespit edilen bulgular "ABD ve Avrupalı Bestecilerin Karşılaştırılması" bölümünde sunulmuştur. ABD'li besteciler, tasarım aşamasında besteci iradesini geri plana iten şans operasyonlarını tercih etmiş; performansta ise mobil biçim, grafik ve sözel notasyonlar aracılığıyla icracının özgür iradesine geniş bir alan tanıyan daha radikal bir indeterminasyon anlayışı geliştirmiştir. Buna karşılık Avrupalı besteciler, tasarım sürecinde determinist yapıyı korumuş; indeterminasyonu ise genellikle besteci tarafından çizilen sınırlar dâhilinde ve daha kontrollü biçimde kullanmayı tercih etmiştir. Özgür irade bağlamında ise ABD'li bestecilerin icracıya yalnızca yorum düzeyinde değil, aynı zamanda yapının oluşumuna etki eden kapsamlı bir özgürlük alanı sundukları görülmüştür. Bu yaklaşım, icracının yaratıcı özne olarak yeniden konumlandırılmasını beraberinde getirmiştir. Avrupalı besteciler ise özgür iradeyi, önceden tanımlanmış yapısal sınırlar içerisinde kontrollü seçim olanaklarıyla sınırlamışlardır. Bu durum, özgür iradenin ABD'de daha radikal, Avrupa'da ise disipline edilmiş bir biçimde ele alındığını göstermiştir. Bu çerçevede, özellikle Avrupa örneklerini açıklamak üzere "sınırlandırılmış irade" kavramı önerilmiştir. Sonuç olarak bu tez, önerdiği determinizm, indeterminizm ve özgür irade perspektiflerinin, 20. yüzyıl müziğindeki rastlamsal eğilimlerin ardındaki felsefî ve kültürel dinamikleri anlamlandırmada işlevsel olduğunu tespit etmiştir. Çalışma, iki coğrafya arasındaki belirgin farklılıkların yalnızca teknik değil, aynı zamanda köklü felsefî temellere dayandığını vurgulayarak 20. yüzyıl müziğinin bu önemli yönüne yeni bir bakış açısı sunmaktadır.
Koleksiyonlar
- Doktora Tezleri [866]















