Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Mimaride mekan kavramının gelişiminin total mekan ekseninde incelenmesi: Her şeyin binası
Özet
Mekan kavramı, mimarlık disiplininin ana çalışma alanıdır. Mekan, sınırlar ve boşluk ile oluşur, hareket ve algı ile belirlenir ve zaman ile var olur. Mimari mekan, zaman bağlamı içinde, fiziksel uzayın belli bir bölümünün seçili malzeme ve yöntemlerle sınırlanması ile başlar, kullanıcısı olan insanın hareketi ve algısını biçimlendirir ve/veya onun tarafından biçimlendirilir. Mimari mekan, kavram olarak, insanın doğal çevresinde kendi iradesiyle değişiklikler yapması ile başlamıştır. Kavram ve ilgili faaliyet alanı, yapı ustalığının yükselişi ile gelişmiştir. Mimarlık, artan bilgi-kuram birikimi ile bir disipline dönüşmüş, bilim ve sanatın bileşkesi içinde icra edilen bir meslek haline gelmiştir. Mimarlık disiplini, insanoğlunun faaliyetlerini barındırmak amacıyla uzayda mekan düzenleri oluşturur. Mimarlık bir uzmanlık alanı olarak ilerledikçe, mekan kavramını yorumlamada farklı yaklaşımlar oluşmaya ve mimari mekanı üretmede yeni yöntemler ile teknikler gelişmeye başlamıştır. Mimarlık disiplini insanı ilgilendiren her konuyla ilgilendiği için, her dönemde insanın düşünce dünyasındaki gelişmelerden etkilenmiş, teknoloji alanındaki ilerlemelerden de beslenmiştir. Bu, mekan kavramının yorumlanmasında ve mekanı üretme biçimlerinde, uygarlık tarihi ile koşut ilerleyen bir devinim yaratmıştır. Her çağın koşulları ve sorunları, mimarlık alanında yeni yanıtlar ve yaklaşımlar yaratmış; uygarlık tarihinin üzerine, onunla paralel bir mimarlık ve mekan tarihinin yazılması olanaklı hale gelmiştir. 20.YY'da kuramsal çerçevesi ve uygulama örnekleriyle olgunlaşan Modern Mimarlık da, zamanının sorularına zamanının imkanlarıyla yanıtlar arayan, fakat bunu yaparken kendi zamanının imkanları ve koşulları dışında hiçbir şeyden referans almamayı düstur edinmiş bir grup tarafından karakterize edilen bir dönemdir. 19.YY'ın sonu ve 20.YY'ın ilk yarısında Avrupa'da mimarlık ve sanat alanını yönlendiren koşulların ana başlıkları; "İngiliz Endüstri Devrimi ile başlayan teknolojik atılım", "(Modern Mimarlık ile aynı düsturda ilerleyen) Modern Sanat akımlarının etkisi" ve "Dünya Savaşlarının yarattığı bunalım" olarak özetlenebilir. Dönemin en önemli aktörlerinden biri olan Alman mimar Mies van der Rohe, 1950 yılında IIT'de yaptığı bir konuşmada, zamanının atmosferini ve kendisinin bu atmosfer içindeki duruşunu şu sözlerle ifade etmiştir: "Mimarlık kendi zamanına bağımlıdır. O, iç yapının kristalleşmesi, biçimin ağır ağır ortaya çıkmasıdır. Teknoloji ve mimarlığın bu denli yakın ilişkide olmalarının nedeni işte budur. Asıl umudumuz bunların birlikte gelişmeleri ve ileride birinin diğerinin anlatımı olabilmesidir." Bu koşullar içinde, son teknolojik gelişmeleri ve inşai olanakları sınırlarını zorlayıncaya kadar kullanan, süsleme vb ağırlıkları yapıdan dışlayarak sadece inşa edilmesi zorunlu olanı inşa edip estetiği bunda arayan bir mimari dil; savaşların dünyasında ekonomik olarak verimli bir mimarlığı hızla üreterek barınma sorununu çözmeye yönelik bir çaba; yeni düşünce dünyasına ve güncel tartışmalara eklenebilecek yeni bir mekan yorumunun nasıl yapılabileceğine dair bir arayış, şekillenmektedir. Bu çalışmanın amacı, dönemin mimarlık dünyasındaki bu devinim içinde oluşan, kuram ve uygulama ekseni Mies van der Rohe öncülüğünde şekillenmiş "universal space", "her koşula cevap verebilen mekan" kavramının özelliklerini ve onu oluşturan koşulları incelemektir. İnceleme, Mies van der Rohe'ye ve onun ürününe odaklanarak sınırlandırılmamıştır. Ürünlerin kavramlardan doğduğu düşüncesiyle, doğurgan olan ana kavrama ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu, "total mekan kavramı" olacaktır. Bu sadece sonuç ürün olan mimari mekanı tanımlayan bir sıfat olarak değil, sonuç ürünü oluşturan süreç ve yaklaşımları da tanımlayan bir bütüncül çerçeve olarak anlaşılmaktadır. Çalışmaya, total mekan kavramının oluşumu ve gelişiminin görselleştirilmesi ile başlanmaktadır. Çalışmanın strüktürel altyapısını kuran bu zaman dizilimli ve çok katmanlı diyagrama "Tarayıcı" adı verilmiştir. Tarayıcı üç ana parçadan oluşur: Çözümlemeli Zaman Çizgisi, Seçki Yapılar, Parametreler Ölçeği. Çözümlemeli Zaman Çizgisi; kavramın gelişiminde etkili olan kişi, kurum ve olayları, dört ana hat üzerine yayarak görselleştirir. Hatlar: Düşünce, Mimari ve Sanat, Teknoloji, Bilim hatlarıdır. Seçki Yapılar; kavramın gelişimi içinde kritik noktalarda yer alan toplam yetmiş iki adet yapıyı zaman dizini içinde sıralar. Zaman dizini, Çözümlemeli Zaman Çizgisi ile Seçki Yapıları birbirlerine bağlar. Düşey yönde karşılaştırmalar yapılabilir. Parametreler Ölçeği; çalışma kapsamında total mekan kavramının parametreleri olarak belirlenen beş özelliği gösterir. Bunlar: Uyarlanabilirlik, Akışkanlık, Genişleyebilirlik, Dönüşebilirlik, Kapsayıcılıktır. Bu beş parametre, yirmibeş alt başlığa ayrılmıştır. Bu alt başlıkların her biri, parametrelerin gerçekleşmesini sağlayacak birer araçtır. Bu araçlar, Yüzey araçları, Hacim araçları, Strüktür araçları olarak üç kategoriye ayrılmış, hangi aracın hangi parametreye hizmet ettiği ayrıca ölçek üzerinde gösterilmiştir. Ölçek, Seçki Yapılar ile çakıştırıldığında, yapıların parametrelerindeki değişim, zaman dizini içinde görselleşmiş olmaktadır. Bu da aynı zamanda alttaki Düşünce, Mimari ve Sanat, Teknoloji, ve Bilim hatlarıyla karşılaştırmalı olarak incelenebilmektedir. "Giriş" başlıklı 1. Bölümde, çalışmanın konusu, amacı ve Tarayıcı'nın oluşma şekli açıklanmaktadır. "Mimarlıkta Mekan Kavramı" başlıklı 2. Bölümde, mekanın bileşenleri olarak tanımlanan sınırlar, boşluk, hareket, algı ve zaman, özellikleriyle açıklanmıştır. Sınırlar ve boşluk, mekanın fiziksel bileşenleri; hareket ve algı, mekanın insana dayalı bileşenleri; zaman da mekanın metafizik bileşeni olarak tanımlanmıştır. "Total Mekan Kavramının Kökleri" başlıklı 3. Bölümde, önce kavramın adlandırılmasında Türkçe mimarlık literatüründe yer almış başlıca tartışmalar özetlenmiş ve bu çalışmanın önerisi sunulmuştur. Devamında, tarihsel süreç içinde total mekan kavramının gelişiminde etkili olan eşikler, yalnızca dönem özellikleri açıklanarak ve hangi yönleriyle etkili oldukları belirtilerek anlatılmıştır. Toplam on bir dönem, beş ana başlık altında incelenmiştir. Ana başlıklar şunlardır: "Mimari Mekanın Oluşumu ve Doğa ile Bütünleşmesi", "İnsan-Mekan İlişkisinde ve Strüktür Sistemlerinde İlerleme", "Mekanın Matematiğinin Yeniden Yorumlanışı", "Strüktürel Açıklıkta ve Yapı Kabuğunun Şeffaflığında Atılım", "Modern Sanatın ve Modern Mimarlığın Yükselişi". "Mimarlıkta Total Mekan Kavramı" başlıklı 4. Bölümde, önce total mekan parametrelerinin her birinin tanımları yapılmış ve birbirlerinden farklı özellikleri açıklanmıştır. Buna göre; Uyarlanabilirlik; yapının mevcut fonksiyonu değişmeden fonksiyonun yerine getiriliş şeklinin değişebilmesi, Akışkanlık; mekanın fiziki yapısı değişmeden ve aynı fonksiyon içinde hareketin akışının farklı şekiller alabilmesi. Genişleyebilirlik; mekanın fiziksel ölçülerinin büyüyebilmesi, Dönüşebilirlik; mekanın fonksiyon değiştirebilmesi, Kapsayıcılık; yapının tek hacim içinde veya tek örtü altında birden fazla birim veya fonksiyonu barındırabilmesi olarak tanımlanmaktadır. Tanımlardan sonra, Tarayıcı'dan da izlenebilen, total mekan kavramının gelişim süreci, yine dönemlere ayrılarak ve seçki yapılarla zaman dizini içinde örneklenerek anlatılmıştır. Tarayıcı üzerinde yer alan Seçki Yapıların tamamı metinde işlenmemiş, bir alt seçki yapılmıştır. Kavramın gelişimi şu dönemler altında incelenmiştir: "Roma'dan Başlayarak İnsan-Mekan-Strüktür İlişkisi", "İngiliz Endüstri Devrimi ve Crystal Palace", "Yeni Ekonominin Etkisinde Arayışlar ve Modern Mimarlık", "II. Dünya Savaşı ve Martin Uçak Fabrikasından Kolaj: Bir Konser Salonu Projesi", "Sistem Teorisi ve Yeni Dünya". Anlatım, Mies van der Rohe'nin 1968 tarihli Yeni Ulusal Galeri'si ve Herman Hertzberger'in 1972 tarihli Centraal Beheer Ofisleri ile bitmektedir. Mies van der Rohe'nin strüktür anlayışı ve strüktür-mekan ilişkisi hakkındaki görüşünün, Hertzberger'in strüktüralist yaklaşımı ile paralellik içinde olduğu değerlendirilmektedir. Total mekan kavramının gelişimi açısından strüktüralist yaklaşım, üzerinden devam edilebilecek bir dayanak noktası olarak tanımlanmaktadır. "Sonuç: Her Şeyin Binası" başlıklı 5. Bölümde, Walter Gropius'ın "Total Architecture" kavramı vasıtasıyla bir genel çerçeve çizildikten sonra, Gropius'un Total Mimarlığı ile Total Mekanın bağına değinilmiştir; bu bağ "bütüncül yaklaşım"dır. Devamında insanların total mekan parametrelerinden ne anlıyor olabilecekleri, bu parametreleri yapılarına neden dahil etmek isteyebilecekleri tartışılmıştır. Bunun yanıtı "algı"da aranmıştır. Parametrelerin yapıdaki değerleri arttıkça insanın mekana hakim olma düzeyinin arttığı, mekana sahip olma ve ona ait olma duygusunun zenginleştiği değerlendirilmiştir. Kapanışta, "Her Şeyin Binası" açıklanmıştır. Fizikçi John Ellis'in "The Superstring: Theory of Everything, or of Nothing?", "Süpersicim: Her Şeyin (veya Hiçbir Şeyin) Teorisi?" başlıklı makalesi ile insan, dünyanın ve evrenin tüm bilgisini birbirine bağlamaya bir adım daha yaklaşmıştı. Dünyanın ve evrenin sorabileceği tüm mekan sorularına cevap verebilecek bina da, "Her Şeyin Binası" olabilirdi. Bu çalışma, bunu oluşturmanın yöntemini arayan bir adımdır.
Koleksiyonlar
- Yüksek Lisans Tezleri [4245]
Göster/ Aç
İlgili Öğeler
Başlık, yazar, küratör ve konuya göre gösterilen ilgili öğeler.
-
Korku temalı filmlerde gerçek ve gerçeküstü mekanların izleyici üzerindeki etkisinin incelenmesi
Öztürk, Belis (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2021)Mekan, zaman ve insan mimarlık ve sinemadaki en temel unsurlardır. Bu temel unsurlardan biri olan mekan, mimarlıkta kullanıcı tarafından doğrudan algılanırken sinemada ise dolaylı yoldan algılanır. Sinemada üç boyutlu ... -
Mekân tasarımında simgesel bir araç olarak kurum kimliği ve Der Spiegel örneği
Tekinay Uçkun Merve (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019)Kapitalist ekonomik düzende kurum başarısı için kurumsal kimliğin önemi yadsınamaz. Sanayi devrimi sonrası, artan rekabet ve gelişen teknoloji ile kurumların kendilerini en hızlı ve en sağlıklı yoldan ifade etme ihtiyaçları ... -
Kurgusal mekân tasarımında zamansız mobilya
Erman, Cem (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 2022)Mekân, mimari ve tasarımın varlık sebebi, aynı zamanda mimari ve tasarımı varkılan bir kavramdır. Günlük yaşantımızı sürdürdüğümüz ve her gün tecrübe ettiğimiz mekânları, mimariyi, iç mimariyi, mutfak, banyo, salon, yatak ...















