Özet
Bu çalışma, İstanbul'daki Fener-Balat ve Brezilya'nın Salvador kentindeki Pelourinho mahallelerinde mimari mirasın korunmasına yönelik stratejileri karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir. Her iki mahalle de zengin bir tarihî, kültürel ve kentsel geçmişe sahip olup, farklı sosyal ve hukuki bağlamlarda yer almalarına rağmen benzer koruma sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu tez, her bölgede uygulanan koruma politikalarını, teknik yaklaşımları, mimari dönüşümleri ve müdahalelerin fiziksel etkilerini değerlendirmekte; kullanılan malzemeleri, yapı tipolojilerini, müdahale yöntemlerini ve sorumlu kurumları karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Çalışmada, belge taramaları, görsel materyaller, planlar ve haritalara dayalı nitel bir yöntem benimsenmiştir. Fener-Balat örneğinde Avrupa Birliği destekli Fener ve Balat Semtleri Rehabilitasyon Programı (FBSRP) ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Pelourinho örneğinde ise, Brezilya Ulusal Tarihi ve Sanatsal Miras Enstitüsü (Instituto do Patrimônio Histórico e Artístico Nacional – IPHAN), Bahia Eyaleti Sanat ve Kültür Mirası Enstitüsü (Instituto do Patrimônio Artístico e Cultural da Bahia – IPAC) ve Gregório de Mattos Vakfı (Fundação Gregório de Mattos – FGM) tarafından koordine edilen projeler değerlendirilmiştir. Bu incelemeler, yalnızca fiziksel miras üzerindeki etkileri değil, aynı zamanda sosyal doku, demografi ve kentsel kimlik üzerindeki sonuçları da kapsamaktadır. Araştırma bulguları, her iki deneyimin de UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) ve ICOMOS (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) tarafından belirlenen uluslararası ilkelere dayandığını göstermektedir. Ancak uygulama aşamalarında önemli farklılıklar gözlemlenmiştir. Fener-Balat'ta katılımcı modeller geliştirme çabaları öne çıkarken, Pelourinho'da daha merkeziyetçi ve turizm odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu durum, toplumsal dışlanma ve soylulaştırma süreçlerini hızlandırmıştır. Her iki durumda da sürdürülebilir bakım politikalarının eksikliği, bütüncül planlama yetersizliği ve kurumsal parçalanma, müdahalelerin uzun vadeli başarısını sınırlamıştır. Buna rağmen, karşılaştırmalı analiz, yerel bağlamlara duyarlı, toplumsal katılımı esas alan ve entegre yaklaşımlara dayalı koruma stratejilerinin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, farklı coğrafi gerçekliklerin mimari mirasın korunmasında karşılıklı öğrenme imkânları sunduğu sonucuna varılmıştır.