Abstract
Bu tez, 20. yüzyıl avangard hareketleri içinde özgün bir pozisyona sahip olan Sürrealizm akımının resim sanatında kurduğu mekansal temsiller ve bu temsillerin barındırdığı çeşitli yorumlama biçimleri üzerinden bir inceleme sunar. Sürrealizm, rasyonel dünyaya karşı bilinçdışının ve düşsel gerçekliğin kapılarını aralayan devrimci bir yaratıcı tavır olarak tanımlanır. Tezde, bu akımın bilinçdışı estetiğini ve mekanın dönüşümüne dair getirdiği özgün bakış açılarını kavramsal, tarihsel ve eleştirel bir çerçevede ele almak amaçlanmıştır. Araştırma, dört ana başlıktan oluşur. İlk bölümde, Sürrealizm'in tarihsel kökenleri, Dada ve Fütürizm gibi çağdaş avangard hareketlerle kurduğu ilişkiler, psikanalitik düşünceden etkilenmeleri ve André Breton'un manifestolarıyla birlikte Sürrealizm'e dair tarihsel, kavramsal ve düşünsel arka planın anlaşılması sağlanmıştır. İkinci bölümde, tarihsel süreçte mekana ilişkin düşüncelere değinilmiş ve Henri Lefebvre'in mekan kavramsallaştırmasına ilişkin görüşleri aktarılmıştır. Sürrealist yazın ve mekan arasındaki ilişki kurulmuş, manifestolar, şiirsel metinler ve çeşitli mekansal pratikler üzerinden sürrealist mekan anlayışı ortaya konmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Antik dönemden itibaren resimdeki mekan temsilinin tarihsel dönüşümü izlenmiş, sürrealist resimde mekan kurgusunu anlamada yol gösterici olması hedeflenmiştir. Son bölümde, Paul Delvaux, Kay Sage, Yves Tanguy ve René Magritte'in 1934–1955 dönemine ait resimlerinde mekanın temsil edilme biçimleri detaylı biçimde analiz edilmiştir. Her bir sanatçının eserinde, mekanın bilinçdışı imgelerle ve sezgisel deneyimlerle nasıl kurgulandığı vurgulanmıştır. Çalışmada, disiplinlerarası bir yöntem benimsenerek sanat tarihi, mimarlık kuramı ve görsel analiz araçlarını bir araya getirmiştir. Mevcut literatürdeki, sürrealist resimde mekan temsillerine ilişkin çalışmaların eksikliği, bu tezi özgün bir tartışma alanına dönüştürmüştür. Seçilen dört sanatçının resimlerindeki mekan temsilleri; Modern Mimarlık'ın ölçülebilir ve işlevsel mekan kavramlarına karşın deneyimsel ve sezgisel bir alan açmaktadır. Sürrealist resimde mekan, modern öznenin akılla örülü dünyasına karşı bilinçdışının sınırsız imgelerini ve deneyimlerini sunar. Dolayısıyla, sürrealist resimler yalnızca estetik olarak değil; mimari düşünce için de bir sorgulama ve esin kaynağı olarak görülebilir. Bu doğrultuda tez, mekân imgelerine ilişkin çözümlemeleriyle, Sürrealizm ile mekan arasındaki ilişkiler ağına özgün bir perspektiften katkı sağlamayı ve konuya ilişkin potansiyel tartışmaları zenginleştirmeyi hedefler. Bu yönüyle, mimarlık ve mekan arakesitinde yapılabilecek çalışmalar için bir kıvılcım ya da bu tür arayışlara temel oluşturabilecek bir düşünsel zemin sağlayabilir.