Özet
Tarihi yapılar ve alanlar, bir toplumun geçmişine, geleneklerine, yaşam tarzına ve kültürel değerlerine ait somut kanıtlar sunar. Bulundukları dönemin mimarlık anlayışını, malzeme kullanımını ve sanatını yansıtan özgün eserlerdir. Bu yapılar sadece işlevsel değil; estetik ve teknik açıdan da benzersizdir. Tarihi yapıların korunması, toplumsal hafızanın canlı tutulması ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından yaşamsal bir öneme sahiptir. Bu yapıların belgelenmesi, korunması ve restorasyonu, mimarlık ve inşaat sektöründe önemli ve karmaşık süreçleri içermektedir. Geleneksel yöntemlerle yürütülen süreçler; veri eksikliği, belge dağınıklığı, iletişim yetersizlikleri ve teknik kısıtlamalar gibi sebeplerle çoğu zaman verimsiz ve hataya açık hale gelmektedir. Son yıllarda dijital teknolojilerin gelişimi, koruma alanında önemli bir paradigma değişimine yol açmıştır. Özellikle Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) tabanlı sistemlerin koruma süreçlerine entegrasyonu yani Tarihi Yapı Bilgi Modellemesi (HBIM) oluşumu bu değişimin somut bir örneğidir. Koruma faaliyetleri, yalnızca fiziksel müdahalelerle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda bilimsel araştırma, belgeleme, analiz ve sürdürülebilir yönetim gibi çok disiplinli süreçleri kapsamaktadır. Bu nedenle, tarihi yapıların sağlıklı bir şekilde restore edilmesi ve yaşatılması, hem mimarlık hem de planlama, mühendislik, sanat tarihi ve arkeoloji gibi pek çok alanın eşgüdümlü çalışmasını gerektirmektedir. Çalışmada, farklı ülkelerin HBIM yaklaşımına bakış açıları da incelenmiş ve Türkiye'de HBIM kullanımının henüz yaygınlaşmadığı, restorasyon sektöründe farkındalık eksikliği bulunduğu ve yazılım ile donanım maliyetlerinin kullanım oranını etkilediği tespit edilmiştir. HBIM'in yalnızca bir dijital modelleme aracı olmasının ötesinde, proje yönetimini, belge bütünlüğünü, disiplinler arası iş birliğini ve karar alma süreçlerini iyileştiren bütüncül bir yöntem olduğu düşünülmektedir. Tez kapsamında, farklı ülkelerden örnek çalışmalar incelenerek tarihi bir kilise yapısının uygulama örneği üzerinden, HBIM yaklaşımının sağladığı katkılar pratikte test edilmiştir. Geleneksel yöntemlerle yürütülen projelerle HBIM tabanlı uygulamaların süreçleri karşılaştırılmıştır Bu nedenle, çalışmalarda HBIM teknolojisinin kamu kurumları ve restorasyon ofislerinde yaygınlaştırılmasına yönelik önerilere de yer verilmiştir. Bu tez çalışması, HBIM yaklaşımının kültürel miras yapılarına bütüncül bir koruma ve yönetim aracı sunduğunu, hem teorik hem uygulamalı boyutlarıyla restorasyon süreçlerine önemli katkılar sağladığını ortaya koymayı ve gelecekteki akademik ve profesyonel çalışmalara yön vermeyi hedeflemektedir.