Abstract
Endüstri yapılarının ve endüstriyel alanların yeniden işlevlendirilmesi konusu, Endüstri Devrimi ile birlikte ortaya çıkan endüstri yapılarına ve çağdaş koruma yöntemlerinden olan yeniden işlevlendirmeye dayanmaktadır. Aynı anda mimarlık, kültür, tarih, teknoloji gibi birçok alanda görülen değişim ve dönüşümlerle şekillenen fiziksel çevre, kent mekanlarının tarihsel deneyimlerini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda; işlevin, estetiğin, sanatın, tekniğin, geometrinin, sosyo-kültürel ve psiko- sosyal dinamiklerin, mekansal tezahürlerini ortaya koyan mimarlık, öne çıkmaktadır. Toplumsal, teknolojik, ekonomik, siyasi vb. birçok alanı kısmen veya tamamen dönüştüren Endüstri Devrimi, bu alanlarla hayat bulan kentlerin değişen karakteri, kimliği ve kent dokusu ile doğrudan ilişkilidir. Çalışma kapsamında, mimarlık ve tasarımın çok yönlü ve displinlerarası doğaları göz önünde bulundurularak, endüstri yapılarının yeniden işlevlendirilmesinde yer alan sübjektif nitelikli yaklaşımların, objektif bir tavırla değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Konunun içerdiği kavramlar ve kavramlar arası ilişkiler, teorik zeminde farklı perspektiflerden anlaşılmaya çalışılmıştır. Yapılan araştırma ve analizlerle varılan sonuçlar doğrultusunda, uygulama örnekleri yorumlanmıştır. Araştırmanın amacı, kent içerisinde işlevini yitiren endüstri yapıları ve alanlarının sahip oldukları ve sundukları değerleri ve olanakları göz önüne alındığında, yeniden kullanımlarının yapı ölçeğinden kentsel ölçeğe kadar birçok alanda rolünü, yerini ve önemini vurgulamaktır. Çalışma boyunca, metodoloji olarak alan araştırma yöntemi benimsenmiş, objektivif bir perspektif ile yapılan karşılaştırmalar üzerinden örnekler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tarihi Koruma, Endüstri Yapıları, Sürdürülebilirlik, Mimari Tasarım, Yeniden İşlevlendirme,