Özet
Geleneksel sanatlar, yapıldıkları ulusa, bölgeye, yapanın bilgi ve tecrübesine ve kullanıldığı malzemeye göre farklılık gösterir. Tarih öncesi çağlardan başlayarak Anadolu'nun geleneksel verilerinin oluşumu, yaşanılan süreç içersindeki politik, sosyolojik ve ekonomik farklılıklar ile çeşitlenmiş ve gelişim göstermiştir. İslam ve Doğu sanatı terimlerinin bu ortak oluşum süreçleri, 19. yüzyıla kadar devam etmiş, Tanzimat Dönemi ile Doğu-Batı gelenekleri arasında ileriki yılları da etkileyecek hareketler başlatmıştır. Türkiye'de yaşanılan "Modern" kavramının içeriği tartışılmış, sanata olan etkisi incelenmiştir. Batılılaşma hareketleri, Cumhuriyet'in ilanı ve Atatürk'ün devrimleri ile gelişen politik süreç, Türkiye toplumunu, hukuki ve kültürel olarak yeni bilinç ve düzen ortamı içine sokmuştur. Batı'ya sanatçılar gönderilmiş, ilk güzel sanatlar akademisi, ilk müze kurulmuş ve sergiler düzenlenmiştir. Bu doğrultuda sanat ortamında eski olan (geleneksel sanatlar) terk edilmiş, yeni olan (Batılı) resim teknikleri denenmiştir. Bu süreç boyunca sanatçılar, özgün tavırlar içinde Batı'dan aldıkları resim tekniklerini, Anadolu'nun zengin geleneksel verileri ile yeni bir sentez yaratmaya çabalamışlardır. 1960 ve 1970 sonrasında özellikle Batı'da eğitim alan sanatçıların artması, bireysel üslupların çeşitlenmesi ve sanatsal etkinliklerin çoğalması ile Türk resminin geleneksel verilerle olan ilişkisini sorgulanmış, içeriksel anlamı farklı boyutlarda düşünmeye gidilmiştir. Bu zamana kadar tanımı yapmaya çalışılan gelenek, artık, köken, kimlik, farklılık, yerellik ve evrensellik gibi modern ve postmodern bir yapının gel giti içinde var olmuş, farklı disiplinler ile günümüze kadar gelmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Geleneksel, Batılılaşma, Modernizm, Post-modernizm, Anadolu.