Özet
Bela Bartok, dünya çapında kariyer yapmış virtüöz bir piyanist, Budapeşte Müzik Akademisi'nde uzun yıllar ders vermiş bir pedagog, halk müziği araştırmaları yapmak adına Orta ve Doğu Avrupa'yı, Kuzey Afrika'yı, Anadolu'yu gezip köylülerin söylediği türküleri, ağıtları, çaldıkları enstrümantal müzikleri kayıt etmiş, notaya aktarmış, sınıflandırarak analiz etmiş titiz bir etnomüzikolog olmasının ona kazandırdıklarını, düşünsel ve teknik birikimiyle harmanlayarak kendisini 20.yüzyılın en büyük ve özgün bestecilerinden birisi düzeyine yükseltebilmiş, Dünya Müzik Tarihi'ne geçmiş çok önemli bir isimdir. Bartok'un, olgun besteci kimliğinin oluşumunda en etkin role sahip etmen ise Macar halk müziği olmuştur. Macar halk kültürünün doğulu oluşuna karşılık, kullanılan teknikler ve Klasik Batı Müziği'nin köken itibariyle batılı oluşu, Bartok'un, müziğinde bu ikili doğayı mükemmel biçimde harmanlayarak elde ettiği sentez sayesinde, çift kutupluluk yaratmamış; tersine çok özgün bir doku ve anlayış sentezine ulaşılmıştır.1911 yılında bestelediği `Allegro barbaro' eseriyle, piyanoyu vurmalı çalgı gibi kullanma prensibinin ilk denemesini yapmış olan Bartok, 1926 yılında yazdığı Piyano Sonatı'yla bu ilkeyi mükemmel formuna kavuşturmuş ve piyano edebiyatına büyük bir başyapıt kazandırmıştır. Başlangıçta kompozisyon anlayışı ve piyano yazısına hayran olduğu Stravinski ile yolları ayrılan Bartok, Rus bestecinin neoklasik 1924 Piyano Sonatı'nın tam tersi bir yöntem izleyerek, ilkel-barbar karakterin egemen olduğu, halk şarkılarına (ezgilerine) göndermelerle yüklü, modalite ve Kontrapunkt'un yıldızlaştığı bir yapıt yaratmıştır. Bartok'un 1926 Piyano Sonatı, 20.yüzyıl piyano çalma sanatına da virtüozite açısından büyük katkıda bulunmuştur.