Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Cumhuriyet döneminde müzikte modernleşme süreci
Özet
Osmanlı döneminde Avrupalı devletlerle rekabet edebilme isteği devleti zorunlu olarak ekonomik ve fiziki koşulların denkleştirilmesi konusunda düşünmeye sevk etmiştir. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde savaşların getirdiği ekonomik çıkmazlara, toprak kayıplarına, iktidarın hakimiyetinin zayıflamasına önlem olarak bir dizi reform gerçekleştirilmiştir. Bu reformlar öncelikli olarak askeri alandan filizlenmiş ve daha sonra eğitim ve kültür alanlarına sıçramıştır. Askeri alanda yapılan yenilenme çalışmaları dolaylı yollardan diğer alanların yenilenmesi çalışmalarını da beraberinde getirmiştir. Eğitimli insan azlığı, yapılan reformları ayakta tutacak kadro ihtiyacını karşılayamadığı için eğitim alanı ve bu yenilenme kültürünü özümseyecek insanların az olması kültür alanınında şekillenmesini beraberinde getirmiştir. Bu durumda zorunlu olarak müzik kurumları da etkilenmiş, askeri müziğin temsilcisi olan mehterhaneler kapatılmış, modern orduya modern müzik gerektiği düşünülerek askeri bando kurulmuştur. Kurulan bu bando yoluyla Batı'nın müzikal kültürü Osmanlı Devleti içinde yeşermeye başlamış ve askeri alandan sivil alanlara da yayılarak Cumhuriyet dönemine kadar gelişerek sürmüştür.Cumhuriyet dönemine gelindiğinde ise Osmanlı'nın yaptığı modernleşme çalışmaları yetersiz ve eksik olarak görülmüş, devletin kamusal ve toplumsal alanda köklü değişikler yapması gerektiği fikri ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti'nden devralınan kurumların modernleştirilmesi, milli iktisat anlayışının oturtulması ve eğitim öğretimde standartlaşma yoluna gidilmesi, tarih ve dil çalışmalarının acil olarak başlatılması öngörülmüştür. Bu düşünce doğrultusunda bir dizi çalışma planı ortaya atılmış ve çalışmalara başlanmıştır. Ulusal bir devlet olmanın gereği olarak ise kültür alanı öncelikli bir mesele olarak görülmüş, bu konuda yetkin kadroların yetişmesi ve eğitim alması için yurt dışına insan gönderilmiştir.Ulusal kültür çalışmaları ciddi bir tartışma ortamı yaratmış, toplumun tarih ve dil ile olan bağları gözden geçirilmiş, buna yönelik yeni teoriler ortaya atılarak genel bir anlayışın nasıl benimseneceğine dair tartışma süreci başlamıştır. Bu tartışmaların ekseni ise Türk kültürü üzerinden şekillendirilmeye çalışılmıştır. ?Anadolu'da yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlanan herkese Türk denir? ibaresi Anayasaya eklenerek ulus tanımının ekseni oluşturulmuştur. Bunu devamında ulusal Türk kültürüne yönelik çalışmalar sürmüş ve bu çalışmalar topluma kabullendirilmeye çalışılmıştır.Kültür alanındaki gelişmeler ve tartışma süreci müzik alanına da yansımış, ulusal ve modern müzik yaratmanın yolları aranmaya başlanmıştır. Bu noktada geleneksel müziklerin yeni bir toplum anlayışına uygun olup olmadığı düşünceleri ortaya çıkmış ve Türk müzik kültürü denilince nasıl bir tarihsel bağ ve teorik yapı ifade edileceği sorusu da gündeme gelmiştir. İlk önce Türk müziğinin kökenleri, daha sonraları ise Türk müziğinin nasıl modernleştirileceği tartışmaları başlamıştır. Bu noktada Ziya Gökalp'in görüşleri Cumhuriyet dönemi müzik politikalarının temelini oluşturmuştur. Gökalp, ulusal müziğin halk müziği ve Batı müziğinin kaynaştırılmasıyla oluşturulacağını belirtmiş ve geleneksel Türk müziğinin Bizans kökenli olduğunu savunarak Türk kültürüne ait olmadığını bildirmiştir.Yukarıdaki anlatılanlar doğrultusunda Batı müziği öğrenimi görmesi için yurt dışına öğrenciler gönderilmiş, gönderilen öğrencilerin masraflarını devlet karşılamıştır. Bunun yanında Türkiye'de bulunan yabancı müzik adamlarından da yararlanılmış, yurt dışından dönen genç müzisyenlerin de katkılarıyla müzik reformu devam ettirilmiştir. Müzik üretimi alanında ise Batı müziğinin teknik unsurları ile halk müziğinin ritmik ve melodik unsurları kaynaştırılarak çalışmalar yapılmış ancak bu görüş her zaman bestecilere yakın gelmemiş, çoğu besteci kendi özgün müzik dilini kullanmıştır. Kurumsal anlamda ise Batı tarzında okullar kurulmuş, Köy Enstitüleri ve Halkevleri gibi kurumlarda yeni müzik kültürünün halka benimsetilmesi amaçlanmıştır.
Koleksiyonlar
- Yüksek Lisans Tezleri [4067]















