Özet
19. yy. Avrupası Sanayi Devrimi ve Fransız Devriminin düsünsel ve pratik yasama getirdigi yeniliklerle gelenekten kopmus, bu olayların nedenleri ve sonuçları sebebiyle çalkantılı dönemler geçirmistir. Özellikle Fransız Devriminin coskusuyla önce günün sanatı olan Neoklasisizm'le idealist düsünce revaçta iken devrim sonrası çalkantılar ve belirsizlik sonucu Romantizm'in bireye dönük ruhsallıgı benimsenmis, pozitivizmin etkileriyle Realizm ortaya çıkmıs ancak siyasi inis çıkıslar sebebiyle toplumdaki karamsarlık artmıs ve Dekadan diye tabir edilen bir topluluk olusmustur. Bir yandan Empresyonist yaklasımda dogaya dönülürken diger yandan bir çag bunalımı olarak adlandırılabilecek karamsarlıkla birlikte sanatçının içe dönük dünyasını yansıtan Sembolizm ortaya çıkmıstır. Kendi özel dünyalarına çekilerek kendilerince çirkin ve olumsuz buldukları gündelik gerçeklerden kaçan bu nispeten karamsar grup kimi zaman bir araya gelerek, kimi zaman kendi ülkelerinden olusumu takip ederek Sembolizm hareketini olusturmuslardır. Her ne kadar karsı bir durus sergilese de köklerini Romantizm'den ve Pre-Raphaelitizm'den alan bu hareket, karamsarlıgı dogal olarak yansıtan karanlık ögesini yapıtlarında sıkça kullanmıstır. Karanlık ögesinin sanat tarihi boyunca sıkça kullanılmasına karsın karanlıgın kullanımı konusunda Barok dönem özellikle öne çıkmıstır. Barok dönemde ısıgın kullanımı biçim degistirmis, neredeyse karanlıgın kullanımına dönüsmüstür. Caravaggio'nun ?Tenebrizm? diye adlandırılan teknigi, kendinden sonraki sanatçılara ilham kaynagı olmus ve Barok dönemden günümüze karanlık ögesinin ulasmasına vesile olmustur. Bu öge zamanla biçim degistirmis, kendi basına bir ifade aracı olmustur. Özellikle ölüm temasının ifadesinde önemli bir yer edinmistir.