Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Türk resminde “savaş” ve “şiddet” teması : 1960’ tan günümüze
Özet
Ülkemizde batılı anlamda resim geleneğine askeri okullarda yetişmiş isimler yön vermiştir. Bu dönemde, daha çok manzara ve natürmort çalışmaları yapılmıştır. Osmanlı, geniş topraklara yayılan, çok uluslu bir devletti. Topraklarında savaş yaşamak, alışıldık bir durumdu. Savaş, toplumsal hayatı değiştiren, hatta yöneticilerin (padişah, sadrazam.vezir vs.) kaderlerini şekillendiren bir olguydu. Osmanlı saray ressamlarından Fausto Zonaro, saraydan bir resim için sipariş alır. Türk resminde, tuval resmi ölçeğindeki örneklerin, batılı sanatçılar tarafından yapıldığını anlamaktayız. Batılı sanatçıların, figür üzerine gösterdikleri başarı, Osmanlı sarayının da ilgisini çekmiştir. Fausto Zonaro'da, II.Abdülhamit'in isteğiyle, Türk resmindeki ilk savaş konulu resimlerden birini gerçekleştirir. Zonaro, Osmanlı-Yunan Savaşı'nı anlatan bir resim yapar. "Dömeke Savaşı- Hücum"(1897) adlı resminde, Osmanlı-Yunan Savaşı'ndan, bir anı betimler. Zonaro, bu çalışmasından önce, 1896'da "Ertuğrul Süvari Alayı" adlı resmini çalışır. Bu çalışmada da, gözlemini yansıtır. Galata Köprüsü üstünden geçişini, bir çok kez gözlemlediği Ertuğrul Alayı'nı resmeder. Her iki resim örneği, askerlerin, model alınarak gözlemlenmesi ve resmedilmesi bakımından önemlidir. 1914 Kuşağı sanatçıları, Osmanlı Ordusunu ve Çanakkale Savaşını resimlerler. Aynı kuşak sanatçıları, Cumhuriyet'in ilanından sonra, Cumhuriyet ideolojisini tuvallerine taşıyacaklardır 1930'lu yıllarda ise, "devletçilik" politikası öne çıkar. Devlet politikası, sanatı ve sanatçıyı yönlendirir hatta sınırlar. IVİlk toplumcu resim örneklerini, Yeniler grubu vermiştir. 1942 tarihli "Liman" sergisinde olumlu-olumsuz bir çok tepki alırlar. 1950'li yıllarda ise, II. Dünya Savaşı sonrasındaki buhranlı yıllar ve onun getirdiği kısıtlayıcı ortam sanatı da etkiler Toplumsal gerçekçilik, 1960'lı yıllarda, kendini iki önemli kaynaktan besler: 1960 Ihtilali'nin sağladığı özgürlük ortamı ve köyden kente göç olgusu. Toplumcu gerçekçi sanatçılar, aynı zamanda, savaş ve şiddet üzerine de duyarlılıklarını resmederler. Özellikle, 1968 Gençlik Hareketleri ve devamında yaşananlar, resim sanatına konu olmuştur. 1960'lardan itibaren Neşe Erdok, Mehmet Güleryüz.Nedim Günsür ve Cihat Burak gibi isimler öne çıkarlar. 1970'li yıllara gelindiğinde, yukarıdaki isimlere, Cihat Aral, Aydın Ayan, Seyyit Bozdoğan, Nedret Sekban ve Mustafa Ata eklenir. Toplumun yaşadığı şiddete bağlı gerilimleri ve birey üstündeki psikolojik etkilerini konu alırlar. Şiddet ve çatışmaların önlenmesi için, ilan edilen 1971 İhtilali, amacına ulaşamaz. Olayları durdurmak için, devletin uyguladığı yöntemler, tutuklama ve soruşturmalar, toplumsal hafızada derin yaralar açmıştır. 1960'lı yıllarda, klişe sayılabilecek ve slogan etkisindeki resimler değişir. Artık, insanın yaşadığı acı, işkence ve psikolojik çöküntüleri de resme girer, öte yandan 1970'lerde, özel galeri sayısındaki artış, sanat piyasasını da hareketlendirir. Resim, satın alınan ve sahip olunan bir nesne olur. 1980'ler, "12 Eylül Darbesi"nin gölgesinde geçer. Uygulanan baskı ve kısıtlamalar, halk üzerinde, karamsar bir hava oluşturur. Sanatçılar, içlerine kapanık, semboller içeren ve endişeler taşıyan resimler yaparlar. 1970'lerden beri çalışmalarını sürdüren, Neşe Erdok, Aydın Ayan, Cihat Aral, Mehmet Güleryüz, Mustafa Ata ye İbrahim Çiftçioğlu gibi isimlere, Alp Tamer Ulukılıç, ve Bedri Baykam eklenir. V1990'lı yıllarda, Körfez Savaşı, Bosna-Hersek olayları, Sovyetler Birliği'nin çöküşü ve İsrail-Filistin çatışmaları gibi olaylar damgasını vurur. Türkiye, şiddet olaylarını, yoğunlukla yaşayan bir hale bürünür. Bu dönemde Doğu Anadolu'da süregelen"Kürt Sorunu'Yıu, "Sivas Olayları", "Gazi Mahallesi Olayları" ve faili meçhul siyasal cinayetler, takip eder. 1990'lı yıllarda: Hakan Gürsoytrak, Murat Akagündüz ve Renan Ertosun, savaş ve şiddet karşıtı konularda çalışırlar. 2000'li yılların başından itibaren, dünya savaştan uzak kalmamıştır. Olumlu olan nokta, savaş ve şiddet karşıtı düşüncelerin, ortak bir bilinç oluşturmaya başlamasıdır. Bu döneme ait çalışmalarıyla: Mehmet Güleryüz, Burhan Kum ve Sezai özdemir öne çıkmaktadırlar. ANAHTAR KELİMELER- Cumhuriyet Dönemi Türk Resmi, Tek Parti ve Çok Parti Dönemleri Kültür/Sanat Politikaları, Türk Resminde Toplumsal Gerçekçilik, Türkiye İhtilaller Tarihi, Toplumsal Olayların Sanata Etkisi ve 1980'den Bugüne Türk Resmi VI
Koleksiyonlar
- Yüksek Lisans Tezleri [4067]















