Özet
Kamusal alanın ortaya çıkıĢı, çoğulculuğu ve insanın toplumsal olarak geliĢimini
sağladığı gibi sanatsal ifadenin bu alanlarda sürdürülebilmesine imkân sağlamıĢtır.
Kentsel yapı içerisinde bir eleman olan kamusal alanlar nitelikleri bakımından bireylerin
eĢit söz hakkına sahip oldukları, ekonomik, sosyal ve kültürel çevreyi oluĢturdukları
alanlardır. Tarihsel süreç içerisinde kamusal alanlar değerlendirildiğinde elde edilen
bulgular, sanatın bu alanlardaki varlığını her dönemde sürdürdüğü ve bu alanların
toplumla etkileĢime hızlıca geçmek için doğru mekânlar olduğunu göstermektedir.
Kamusal alanlar nitelikleri itibariyle sanatçıların estetik kaygıları ve sosyal problemleri
anlatmalarında araç olmasını sağlamakla birlikte ilerleyen bu amaç doğrultusunda
kamusal sanat kavramının çıkmasına katkıda bulunmuĢtur.
Ġzleyicinin en önemli unsur olduğu kamusal alanlarda sanatçıların farklı malzeme
arayıĢları sürekli devam etmektedir. Bunun sebebi, kamuya açık alanların dikkat
çekilebilecek en önemli nokta olmasının yanında izleyici ile direkt olarak iliĢki
kurabilme kaygısındandır. Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan çağdaĢ sanat
akımlarının dünyada ilgi görmeye baĢlaması ile cam artık yalnızca kullanım amaçlı değil
ilk kez “sanat nesnesi” olarak görülmeye baĢlanmıĢtır. 1962‟de Harvey Littleton
önderliğinde baĢlatılan Stüdyo Cam Hareketi‟nin cam sanatına kattığı değer yadsınamaz
bir gerçek olup büyük formda çalıĢılan cam heykel sayısı artmıĢtır.