Özet
Âdet kanaması (menstruasyon), ergenlik döneminin geç belirtisi olarak, genç kızların, her ay yaşamaya başladığı fizyolojik bir süreçtir. Ortalama olarak bir kadın, yaşamında üçyüz- beşyüz kez âdet kanaması görmektedir.Kadın bedeninin doğal bir işlevi olan menstruasyon, aynı zamanda doğurma yetisinin göstergesidir. Bu süreç, fizyolojik bir nitelik taşıdığı kadar kültürel bir olgudur. Âdet kanaması, birçok kültürde kirli olarak değerlendirildiği gibi, âdet gören kadın da, hasta olarak etiketlendirilip kamu hayatından dışlanmaktadır.Menstruasyona ilişkin oluşan, olumsuz yaklaşımlar, gelenekler aracılığıyla günümüze kadar gelmiştir. Kadının, toplumsal alanda var olmasının engelleyici unsurlardan biri olarak, kendi biyolojik yapısından kaynaklanan, âdet kanamasını ve bedenlerini, günümüzde, genç kızlar tarafından nasıl anlamlandırıldığı, bu anlamlandırmadaki kültürel dinamikleri tespit edebilmek amacıyla Beşiktaş Anadolu Lisesi'nde eğitim görmekte olan toplam 20 kız öğrenciyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma sonuçlarına göre, menstruasyona ilişkin kimi olumsuz değerlendirmelerin devam ettiği ve bu yaşanılan sürecin sorgulanmadığı tespit edilmiştir. Âdet kanamasına ilişkin genç kızlarda görülen çelişkili bazı tutumların temelinde, konunu tabu niteliği ve beraberinde olan gizleme kültürünün etkisi bulunmaktadır.Fizyolojik bir süreç olan menstruasyonun üzerindeki asılsız, olumsuz değerlendirmelerin ortadan kalkması beraberinde kadına ilişkin yaklaşımların da yeni baştan oluşmasını sağlayacaktır. Kadının kamu hayatında varolmasına engel olan, âdet kanamasına ilişkin olumsuz yaklaşımlar ancak konuyla ilgili objektif bilginin üretilmesi ve yeni nesillere aktarılmasıyla ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi ile mümkün olabileceği açıktır. Çözümü sağlayacak olan, değer yargısı taşımayan bir eğitimdir. Bu kadının ataerkil sistem de baskılardan kurtuluşunu hazırlayacak yollardan biridir.Anahtar Kelimeler: Kadın, Tabu, Beden, Ergenlik, Âdet Kanaması.