Özet
Birinci bölümde; anıt tanımı, anıtsal değerler, sınıflandırılması, anıtların yıpranma
nedenleri ve türleri konularına değinilmiştir. 19. yüzyılın sonlarına doğru kültür tarihi
anlayışında meydana gelen değişikliklerle beraber anıt kavramı ve kapsamı
genişlemiştir. Bunun sonucunda ise mimari anıtların korunması gereği doğmuştur .
Zaman İçinde, mimari anıtlarda fiziksel, sosyo-ekonomik, çevresel ve işlevsel
yıpranmalar meydana gelmektedir. Anıtlarda bu yıpranma nedenleri sonucunda
(özellikle işlevsel yıpranma) onlara yeni işlev yükleme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
İkinci bölümde; anıtsal yapılardaki işlevsel yıpranma nedenleri açıklanmaktadır.
Anıtlarda meydana gelen işlevsel yıpranma; yasal, sosyal, ekonomik ve çevresel
nedenler olmak üzere dört grup altında incelenmektedir. Bu nedenler sonucu
günümüzde anıtsal yapılardaki işlev değişikliği bir zorunluluk halini almıştır.
Üçüncü bölümde; insanlığın ortak mirası olan kültür varlıklarının korunması üzerinde
durulmuştur. Bu konuda ülkemizde ve dünyada birtakım yasa ve yönetmelikler
oluşturulmuştur. Bu bölümde yönetmeliklerin mimari anıtların, yeniden
işlevlendirilmeleriyle ilgili maddelerine yer verilmiştir.
Dördüncü bölümde;anıtsal yapılardaki işlev değişikliği zorunluluğu ve bunun sonucunda
yapılacak müdahaleler üzerinde durulmuştur. Bu müdahaleler; plan, strüktür, teknik
gereksinim, cephe ve çevre olarak sınıflandırılmış ve işlev değişikliği yapılmış anıtsal
yapılardan verilen örneklerle açıklanmıştır.