Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Anlatım Resimleri Leyla ile Mecnun Ferhat ile Şirin Taş Baskıları
Özet
Kültürel değerlerin uygar hayat düzeni içinde insanları birbirine ve hayata bağladığı, genel olarak bilinmektedir. Bu olumluluğun karşıtı ise, insanın kendine, başkalarına yabancılaşması ve özgünlüğünü yitirmesi durumudur. İnsan ve toplum, bu iki durumu da yaşayabilir. Birinde kendini süreklilikle geliştirebilen organik ve yüksek değerde ahenkli bir hayat, diğerinde ise eklektik, yapay çeşitlemeleriyle kendini gösteren yaşantılar dizgesi ortaya çıkar. Ancak kültürel değerlerin yaşanan hayata katılmasında, toplumun ve onu oluşturan bireylerin yalnızca eskilerin yaptıklarının önemini her defasında ileri sürerek avunmaları ve kültürlerinin ağırlığı altında ezilmeleri durumu yaşanırsa, böyle bir durumda bireyin ve toplumun yaratıcı gücünü kaybettiği ve gelişmenin yavaşladığı ileri sürülebilir. Oysa kültür, uygar hayat düzeninin akılsal temeli olan bilgi ve teknik birikimine katılırsa duygusal-tinsel hareketlilik kazandırarak her defasında yeni uyaranlar, yeni amaçlar, yeni bireşenler ve giderek yeni değerler oluşturabilir. Bunun da sanatla yakın ilgisi vardır.
"Anlatım Resimleri" konusunu bugün için kültürel değer taşıyan (folklorumuzda yer almış olan) ve ülkemizde ilk özgün baskılar içinde sayılabilecek taşbasması Ferhat ile Şirin ve Leylâ ile Mecnûn hikaye kitaplarında yer alan görsel anlatımları örnekleyerek ele alacağız. Bu görsel anlatımların konusu olan hikâyeler, ülkemiz kültürünün ve problemlerinin derinliklerini tanımak için uygun giriş kapıları olabilecekleri kolayca söylenebilir. Onlar, ozanlık devrinden sonra tasavvufu da etkisiyle başlangıçlarında sözlü edebiyat içinde uzun süre anlatıldıktan, folklor kuralları içinde formlarını kazandıktan sonra, çeşitli zamanlarda bilge kişilerin kalemleriyle yeniden, benzer veya ayrı yorumlarla işlenmişlerdir. Çoğunlukla sanat eseri yaratmak için değil, faydacı amaç güdülerek daha çok bilgi, öğüt vermek ve aşk'ın tanımını yapmak amacıyla yazılmış, ama sanat eseri düzeyine yükseltilmek istenmiş hikâyelerdir.
Bilindiği gibi, bilgi vermenin yollarından biri de "hikâye ederek" anlatmaktır. Model seçtiğimiz hikâyelerin taşbasması resimleri, görünüşte hoşa giden, süsleyici görüntüler halinde olmasının yanında, esasta inandırmak, belgelemek ve mekânlandırmak amacıyla şekillendirilmişlerdir. Bilgi'nin gerekli olan "doğruluk" koşulunu yerine getirirler. Bilgi ile anlatım resimleri arasında olması beklenen ilişkileri disipline etmek ve anlatım resimlerinin niteliğini ortaya koymak için "bilgi" kavramından hareketle bakış uygun görüldü. Ve inanıldı ki, bilgi'nin incelenmesiyle bilgi taşıyıcı resimlerin, böyle resimlerin incelenmesiyle de bilgi'nin açlık (açıklık) kazanması daha kolaylaşır.
Bu arada bilgi'nin felsefede, anlamın ise sanatta bitmek tükenmek bilmeyen tartışmalara neden olduğunu bilmekle birlikte bu konunun ele alınması yararlı görüldü. Çalışmanın her adımı, sanat ve eğitimin kazancı gözetilerek atılmağa çalışıldı.
Koleksiyonlar
- Yüksek Lisans Tezleri [4245]















