Özet
Sözlükte ve yazım kılavuzunda kuralları belirlenmiş olan ölçünlü dil, eğitimde, hukukta, edebiyatta, basın yayında ve resmî yazışmalarda kullanılır. Kullanım ve geçerlilik alanı geniş olan standart dilde, sosyal sınıflara ve yerel ağızlara ait özellikler yer almaz. Edebî dil edebiyatın dilidir; dolayısıyla roman ve öykünün dili, genellikle edebî dil olan standart dildir. Bununla birlikte yazarlar, zaman zaman eserlerinde gerçekçi anlatımın gereği olarak ölçünlü dilden uzaklaşır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın da eserlerinde edebî dilden uzaklaşarak, sokağın dilini eserlerine taşıdığı görülür. Sokak dili çoğu zaman teklifsiz, kaba dildir. İçeriğinde argo, küfür (sövgü), hakaret, alay yer alır. Gürpınar’ın zaman zaman karakterlerinin ağız özelliklerine de yer verdiği tespit edilmiştir. Bu çalışmada Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eserlerinde standart değişkenin dışında kalan örnekler (Ayna) Şık, Can Pazarı ve Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç romanlarından yola çıkılarak değerlendirilmiştir. Argo ile ilgili çalışmaların zenginliğinin aksine kaba dil, teklifsiz dil, küfür (sövgü) ve hakaret ifadeleri hakkında yapılan çalışmalar azdır. Bu türlerin alanlarının kesin sınırlarla belirlenmemiş olması sınıflandırmayı zorlaştırmaktadır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ilk romanı olan (Ayna) Şık romanında standart türün dışına daha az çıktığı, bununla beraber teklifsiz dil, argo hatta Ermeni konuşması örneklerine yer verdiği dikkati çeker. Can Pazarı’nda kaba dil, küfür (sövgü), teklifsiz dil ve Ermeni konuşması mevcuttur. Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç romanında ise teklifsiz dil, kaba dil, argo ve yerel ağızlara yer verildiği görülür.