<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Doktora Tezleri</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.14124/9743" rel="alternate"/>
<subtitle>Doctoral Theses</subtitle>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.14124/9743</id>
<updated>2026-04-14T18:13:59Z</updated>
<dc:date>2026-04-14T18:13:59Z</dc:date>
<entry>
<title>Atık kumaş takviyeli şekil hafızalı polimer malzeme ile iç mekan LED aydınlatma aygıtı tasarımı</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10567" rel="alternate"/>
<author>
<name>Beratoğlu, Tuğba</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.14124/10567</id>
<updated>2026-02-02T14:52:56Z</updated>
<published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Atık kumaş takviyeli şekil hafızalı polimer malzeme ile iç mekan LED aydınlatma aygıtı tasarımı
Beratoğlu, Tuğba
İç mekân donatı elemanı tasarımı için yeni nesil malzeme geliştirme faaliyetlerinin 21. yüzyılda arttığı gözlenmektedir. Geliştirilen malzeme türleri arasında yer alan akıllı malzemeler üstün özelliklere sahiptir. Önemli bir iç mekân donatı elemanı olan aydınlatma aygıtlarında sıklıkla tercih edilen metal veya cam gibi malzemelerle işlevsel ürünler elde etmek oldukça zordur. Buna karşın akıllı malzemeler çok yönlü çözümler üretmeye olanak sağlamaktadır. Bu nedenle çalışmada akıllı malzeme türleri arasında yer alan şekil hafıza özellikli termoplastik polimerler kullanılarak iç mekân LED aydınlatma aygıtı üretmek amaçlanmıştır. Tercih edilen akıllı malzeme ile fonksiyonel, enerji tasarrufu sağlayan ve çevreyi koruyan alternatif bir iç mekân LED aydınlatma aygıtı üretmenin mümkün olacağı varsayılmaktadır. Çalışmanın kapsamında atık kumaşlar, şekil hafıza özellikli polimerler, üç boyutlu baskı üretim teknikleri incelenmiş ve LED teknolojisi ile ilişkileri değerlendirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma tekniklerinden deneysel yöntem kullanılmıştır. Deney çalışmalarında saf PLA, PETG, TPU, saf PLA/pamuk ve SAF PLA/kenevir malzeme kullanılmıştır. Elde edilen bulgularda görülmektedir ki; atık kumaşların geri dönüştürülerek kullanılması çevresel açıdan önemli olmakla birlikte, mevcut 3B baskı sistemlerine entegrasyonu için daha fazla laboratuvar araştırma ve geliştirme çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma, 3B baskıda akıllı malzeme kullanımını teşvik etmekte ve sürdürülebilir malzeme geliştirme alanında yeni araştırmalara zemin hazırlamaktadır. Sonuç olarak araştırmanın iç mekân LED aydınlatma aygıtı tasarımında yenilikçi malzemelerin tercih edilmesine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Tezin birinci bölümünde, çalışmanın amacı ve kapsamı açıklanmış; termoplastik polimer malzemelerle tasarlanacak iç mekân LED aydınlatma aygıtı çerçevesinde izlenecek yöntem ve araştırma süreci belirtilmiştir. İkinci bölümde, akıllı malzemeler, şekil hafızalı polimerler, atık kumaşlar, 3B/4B baskı teknikleri ve iç mekan LED aydınlatma teknolojisi gibi konular hakkında yapılan önceki çalışmalara yer verilmiş; literatür taraması doğrultusunda ilgili tanımlar ve teorik altyapı sunulmuştur. Üçüncü bölümde, çalışmada izlenen deneysel yöntem kapsamında kullanılan malzemeler (saf PLA, PETG, TPU, PLA/pamuk ve PLA/kenevir), üretim teknikleri ve test süreçleri açıklanmıştır. 3B baskı uygulamaları, malzeme hazırlığı ve üretim parametreleri ile birlikte detaylandırılmıştır. Dördüncü bölümde, deneysel uygulamalardan elde edilen bulgular değerlendirilmiş ve karşılaştırmalı analizler yapılmıştır. Beşinci bölümde ise, çalışmanın genel sonuçları ortaya konmuş; malzeme seçimlerinin tasarım üzerindeki etkileri tartışılmış ve gelecekte yapılabilecek çalışmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir.
</summary>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Edirne'nin tarihi kent merkezinin kırılganlıklarının dayanıklılık ekseninde kent üzerinde oluşturduğu sosyal ve mekansal etkiler</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10561" rel="alternate"/>
<author>
<name>Evcen, Hülya</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.14124/10561</id>
<updated>2026-02-02T14:37:35Z</updated>
<published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Edirne'nin tarihi kent merkezinin kırılganlıklarının dayanıklılık ekseninde kent üzerinde oluşturduğu sosyal ve mekansal etkiler
Evcen, Hülya
Bu çalışmanın amacı, kentlilerin günlük yaşamları bağlamında kentle kurduğu ilişki sırasında kente ve tarihi kent merkezine yükledikleri anlamları fenomenolojik yaklaşımla analiz ederek, kentin dayanıklılığının sosyal boyutunun kentin tarihi çevresinin korunmasıyla ilgisinin önemini ortaya koymaya çalışmaktır. Tarihi kent merkezleri mekansal ve sosyal sorunları birlikte yaşar. Edirne ve Tarihi Kent Merkezi'nin kırılganlıklarının kentli tarafından nasıl algılandığı, bu kırılganlıkların tarihi kent merkezi odağında mekânsal ve sosyal etkileri dayanıklılık kapsamında değerlendirilmiştir. Kentin, tarihi kimliğinin en önemli özelliği olması sebebiyle, kentsel dayanıklılık sosyal boyutuyla ele alınmıştır. Kentlerin hem toplumsal hem bireysel alanı içermesi, birlikte yaşamanın verdiği sonuçları da görmemizi sağlamaktadır. Bu sonuçların içinde; mekansal ve sosyal sorunlar birbiriyle bağlantılıdır. Yaşanmış bir geçmişi barındıran tarihi kent merkezleri somut ve soyut mirasın birlikteliğinin yaşandığı en önemli kent parçalarından biridir. UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'nde bulunan Selimiye Cami ve Külliyesi, Tarihi Kent Merkezi'nin ve kent kimliğinin önemli unsurlarındandır. Tarihi kent merkezleri bulundukları coğrafyaya ve kendi sosyal yapılarına göre özgünlükleri olan kentsel yerleşim alanlarıdır. Günümüzün öngörülemez riskleri ve belirsizlikleri karşısında, Edirne Tarihi Kent Merkezi'nin korunabilmesi, yaşatılabilmesi, kendine özgü mekânsal ve sosyal özelliklerinin bilinmesi ile sağlanabilir. Edirne Tarihi Kent Merkezi kentsel yaşamın en yoğun görüldüğü yerdir. Kentte yaşayanların tarihi kent merkezi ile ilgili algıları, düşünceleri kentin sosyal dayanıklılığını sağlamada önemlidir. Yapılan çalışmada, kenti tarihi merkezi ile birlikte düşünürken insan ve mekan arasındaki ilişkiyi en iyi görmemizi sağlayacak fenomenolojik yaklaşımın bakış açısı kullanılacaktır. Edirne ve Tarihi Kent Merkezi ile ilgili yapılan anket ve görüşmelerin analizleri, kentin kırılganlık taşıyan ve dayanıklılık sağlayan özellikleri ile ilgili önemli bilgileri araştırmada bize sağlamıştır. Edirne Tarihi Kent Merkezi'nde, kentin sosyal dayanıklılığı için elde edilen bilgiler, kent planlama politikalarında yararlanılabilecek önemli ve etkili verilerdir. Bir kentin devamlılığı ve sürekliliği için önce varlığını sürdürmesi gerekmektedir. Edirne Tarihi Kent Merkezi'ni etkileyen kırılganlıkların dayanıklılığına dair özelliklerin kentli algısındaki yeri, sorunların çözümüne katkısı ve kentin sosyal dayanıklılığının önemi çalışmada araştırılmıştır. Kentin sosyal dayanıklılığını sağlamada, insanın kentsel pratiklerinin özünü anlamada nitel yöntemle kentlinin algısı tespit edilirken, kentin mekansal, ekonomik ve çevresel gelişim sürecinde neler yaşadığı da birlikte değerlendirilmiştir. Bu çalışmada, Edirne Tarihi Kent Merkezi'ni mekânsal ve sosyal boyutlarıyla bilmek için Merkez İlçe'de yaşayanların kentsel pratiklerle deneyimlemelerinin özünün anlaşılması istenmektedir. Nitel bir araştırma yöntemi olan fenomonolojik yaklaşımla, yapılan anket ve görüşmelerle elde edilen veriler, içeriklerine göre analiz edilmiştir. Mekansal ve sosyal boyutu içeren, ana temalarıyla analiz edilen verilerden çıkan sonuçlar, Edirne Tarihi Kent Merkeziyle ilgili sorunların çözümünde ve uygulamada neler yapılacağı ile ilgili değerlendirmelere ulaşmamızı sağlamıştır. Giriş bölümünde çalışmanın amacı, önemi, kapsamı, yöntemi, fenomonolojik yaklaşımın konuyla ilgisini içeren açıklamalarda bulunulmuştur. Kuramsal kısımda, kentsel kırılganlık, sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve tarihi kent merkezinin kentsel dayanıklılığın tüm boyutlarıyla ilişkisi kurulmuştur. Çalışma alanımızın Edirne Tarihi Kent Merkezi olması, ana kimlik özelliklerinin "tarih ve kültür" olmasını, kentin dayanıklılık özelliklerinin sosyal yanını belirgin hale getirmiştir. 3. bölümde Edirne ve Tarihi Kent Merkezi için kentin sosyal dayanıklılık kriterleri araştırılmıştır. Edirne Merkez İlçe'nin ve tarihi kent merkezinin mekansal ve sosyal verileri incelenmiştir. Edirne'nin mekânsal gelişimi ve planlar incelenerek, nitel verinin mekanla ilişkisi değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde Edirne Tarihi Kent Merkezi için belirlenen kentin sosyal dayanıklılık kriterlerinin, yapılan anket ve görüşme sonuçlarıyla ilişkisi kurulmuştur. Kentin sosyal dayanıklılığını sağlamak için yapılan anket ve görüşmelerin sonucunda kentin ve kentte yaşayanların bir potansiyelinin olduğu, kurumlar tarafından çalışmalar yapıldığı fakat bu potansiyelin değerlendirilmesi için, mevcut imkanların daha etkin ve etkili kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Kentin kamusal politikaları, Koruma Amaçlı İmar Planları tüm aktörlerin katılımını sağlayacak süreçleri içerebilir. Kent politikalarından sorumlu kamu ya da özel kurum ve kuruluşların daha etkili olabilmesi için, merkezi ve yerel yönetimle diğer dayanışma ağları, Edirne Tarihi Kent Merkezi sosyal dayanıklılık politikalarını gözardı etmemelidir. Yasal olarak görev ve sorumluluklarının belirlenmesi, denetlenmesi, kurumların birbiriyle organize bir biçimde faaliyet göstermesiyle sağlanabilir. Tarihi kent merkezleri için, kentsel kamu politikalarının, günün koşullarına uygun, kentin sosyal dayanıklılığını da içeren ve önem veren bir yaklaşımı olmalıdır. Tüm ölçeklerdeki kentsel plan politikalarında, Koruma Amaçlı İmar planlarında, kentin sosyal dayanıklılığına gereken önemin verilmesi kırılganlıkları azaltacaktır. Tarihi kent merkezlerinin dayanıklılığında, mekansal/fiziksel dayanıklılık özellikleri kadar, kentin sosyal dayanıklılık özelliklerinin sağlanması önemlidir.
</summary>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Derin öğrenme tabanlı multimodal ürün arama sisteminin geliştirilmesi</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10555" rel="alternate"/>
<author>
<name>Gümüştaş, Enis</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.14124/10555</id>
<updated>2026-02-02T14:07:24Z</updated>
<published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Derin öğrenme tabanlı multimodal ürün arama sisteminin geliştirilmesi
Gümüştaş, Enis
Son yıllarda bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişim, e-ticaret alanında köklü dönüşümlere yol açmış ve kullanıcıların ihtiyaçlarına daha etkili biçimde yanıt verebilen öneri sistemlerinin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Geleneksel ürün benzerliği arama yöntemleri genellikle tek modaliteye dayalı olup, yalnızca görsel ya da metin verileri üzerinden işlem yapmaktadır. Bu yaklaşımlar kullanıcıların çok çeşitli ve karmaşık sorgularını karşılamada yetersiz kalmakta ve öneri sistemlerinin performansını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu bağlamda multimodal (çok modlu) yöntemler özellikle görsel ve metin verilerini entegre ederek ürün özelliklerini daha doğru temsil edebilmekte ve öneri sistemlerinin etkinliğini artırmaktadır. Bu tez çalışmasında, multimodal ürün benzerliği arama sistemleri kapsamında iki farklı ağırlıklandırma yaklaşımı karşılaştırılmıştır. Bunlardan ilki sabit ve basit bir strateji sunan Ortalama Ağırlıklandırma modeli (OA) olurken diğeri ise önerilen yenilikçi Kosinüs Benzerliğine Dayalı Dinamik Ağırlıklandırma (DA) modelidir. DA yöntemi ile multimodal vektör temsilleri arasındaki benzerlik vektörlerin yön ve büyüklük ilişkisini birlikte dikkate alan geometrik temelli bir mekanizma ile ölçülmektedir. Bu mekanizma vektörler arası benzerliği daha doğrudan ve güvenilir biçimde hesaplayarak özellikle farklı modalitelerin katkı düzeyini içerik bağlamında dinamik olarak değerlendirme kapasitesi sunmaktadır. Ayrıca DA yöntemi herhangi bir ek öğrenme süreci gerektirmemesi sayesinde modelin farklı veri kümelerine hızlıca uygulanabilmesini ve öneri sistemlerine kolay entegrasyonunu mümkün kılmaktadır. Önerilen modeller, hem gerçek dünya kaynaklı bir tekstil perakende veri setinde hem de literatürde yaygın kullanılan Fashion200K, Amazon Dresses ve Deep Fashion Multimodal veri setlerinde test edilmiştir. Elde edilen deneysel sonuçlar, DA modelinin genel olarak OA modeline kıyasla daha üstün doğruluk ve sıralama performansı sunduğunu göstermektedir. Özellikle tekstil perakendesi veri setinde kadın ve erkek giyim kategorilerinde DA modeli, HR@20, Precision@20, MAP@20 ve NDCG@20 metriklerinde tutarlı biçimde daha iyi sonuçlar elde etmiştir. Bununla birlikte Deep Fashion Multimodal veri setinde OA modeli sıralama açısından DA modelini geride bırakmıştır. Bu bulgu multimodal sistemlerde ağırlıklandırma stratejisinin veri setinin yapısı ve temsiliyet özelliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterebileceğini ortaya koysa da DA modelinin genel performans üstünlüğü ve adaptif yapısı dikkat çekicidir. Çalışmada ayrıca benzerlik aramasında tek tip ağırlıklandırmanın her zaman en iyi sonuçları vermediği ve model tasarımında veri setine özgü uyarlamaların kritik olduğu vurgulanmaktadır. Önerilen DA yöntemi vektörlerin ölçek ve yön bilgilerini dikkate alan yapısı sayesinde korelasyon temelli yaklaşımlara göre daha esnek, doğrudan ve güvenilir bir benzerlik ölçüm mekanizması sunmaktadır. Bu sayede gerçek zamanlı ve ölçeklenebilir multimodal ürün benzerliği aramalarında pratik avantajlar sağlamaktadır. Sonuç olarak bu çalışma, multimodal sinir ağı tabanlı ürün benzerliği arama sistemlerinde ağırlıklandırma stratejisinin performans üzerindeki belirleyici etkisini ortaya koymakta ve farklı veri setlerine uyarlanabilir, eğitim gerektirmeyen, dinamik yöntemlerin geliştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Elde edilen bulgular, e-ticaret platformlarında kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve ürün önerilerinin doğruluğunu artırmak açısından multimodal yaklaşımların işlevsel ve uygulanabilir olduğunu göstermektedir.
</summary>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Seyirci-mekan-performans ilişkisi bağlamında dönüşen alternatif tiyatro mekanları: İstanbul Kumbaracı50 örneği analizi</title>
<link href="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10554" rel="alternate"/>
<author>
<name>Kızılkaya, Aycan</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/20.500.14124/10554</id>
<updated>2026-02-02T14:03:18Z</updated>
<published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Seyirci-mekan-performans ilişkisi bağlamında dönüşen alternatif tiyatro mekanları: İstanbul Kumbaracı50 örneği analizi
Kızılkaya, Aycan
Bu doktora tezi, alternatif tiyatro mekânlarının dönüşümünü, seyirci-mekân-performans ilişkisi bağlamında nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem yaklaşımıyla ele almaktadır. Tiyatro yapısı olarak inşa edilmemiş, fakat zamanla yeniden işlevlendirilerek performans mekânına dönüştürülmüş yapıları odağına alan bu çalışma, mekânın yalnızca sahneleme için bir arka plan değil, aynı zamanda toplumsal ve mekânsal ilişkilerin kurulduğu dinamik yapılar olduğunu savunmaktadır. Alternatif tiyatro mekânları, çoğunlukla endüstriyel, ticari ya da konut işlevli yapılar içinde şekillenirken, hem fiziksel dönüşümler hem de deneyimsel olarak seyirciyle kurulan yeni ilişkiler sayesinde farklı bir tiyatro dili üretmektedir. Bu bağlamda çalışma, İstanbul'da 1990'lardan itibaren yaygınlaşan bağımsız sahnelerin ortaya çıkışı, mekânsal çeşitlenmesi ve günümüzdeki sürdürülebilirlik mücadeleleri üzerinden tarihsel ve mekânsal bir çerçeve sunar. Tiyatro sahnelerinin geleneksel kurulumlardan saparak, sahne ile seyirci arasındaki fiziksel ve duygusal mesafeyi yeniden kurguladığı bu tür geçici ve kalıcı alternatif ortamlarda; mimari öğeler, oturma düzenleri, ışık tasarımı, akustik, hacim ve atmosfer gibi faktörlerin performans algısını nasıl etkilediği anketler ve görüşmeler üzerinden analiz edilmiştir. Literatür araştırmasının dışında, alternatif sahnelemenin bir çok boyutu araştırılmış, geçici alternatif mekân olarak mekâna özgü tiyatrolar üzerine okumalar ve deneyler yapılmıştır. Araştırma kapsamında nitel yöntemlerle detaylı saha gözlemleri, mekân analizleri, seyirci anketleri ve tiyatro üreticileriyle (genel sanat yönetmenleri, oyuncular, yönetmenler, sahne tasarımcıları) yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ve bu alanlarda performans deneyimleri (mekâna özgü, dijital ve alternatif sahneleme) gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda, izleyicilerin alternatif mekânlarda (geçici ve kalıcı olmak üzere) tiyatro izleme deneyimleri, mekân algısı, performansa odaklanma biçimleri ve fiziksel konfora ilişkin geri bildirimleri değerlendirilmiştir. Katılımcıların (seyircilerin) performans süresince oyuncularla kurdukları fiziksel yakınlık, oturma düzeninin görüş açılarına etkisi, skenografi, sahneleme stratejileri ile kurdukları bağ gibi veriler mekânsal tasarım ile dramaturji arasındaki ilişkiyi gözler önüne sermektedir. Çalışma yalnızca İstanbul'daki örneklerle sınırlı kalmamış, Almanya ve İsviçre'deki alternatif sahnelerde yapılan gözlem ve araştırmalarla karşılaştırmalı bir perspektif geliştirilmiştir. Özellikle tiyatro kültürü, mekân kullanımı, kültürel altyapı, teknik donanım ve izleyici profili gibi parametreler açısından Avrupa'daki uygulamalarla İstanbul örnekleri arasındaki benzerlikler ve farklar belirtilmiştir. Ayrıca, araştırma sürecinin bir bölümü pandemi dönemine denk gelmiş; bu dönemde fiziksel mekânlardaki tiyatro etkinliklerinin durma noktasına gelmesiyle birlikte çevrimiçi tiyatro pratikleri gündeme gelmiştir. Bu kapsamda, çevrimiçi izleme deneyimlerine yönelik iki çevrimiçi oyun deneyi ve bu oyunları izleyen seyircilerle anketler yapılmış ve çevrimiçi tiyatroda mekânın, bir 'alternatif sahne' olarak, canlılık etkisinin, etkileşimin ve seyirci-performans ilişkisinin nasıl değiştiği incelenmiştir. Pandemi dönemi, hem alternatif tiyatro mekânlarının kırılgan yapısını hem de dijital sahne deneyimlerinin potansiyelini görünür kılan önemli bir geçiş alanı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak bu tez, 21.yy alternatif tiyatro ortamında deneysel performans alanlarına hizmet eden kısıtlı seyirci kapasitesine sahip bu mekânların yalnızca sahneleme alanı olarak değil, aynı zamanda toplumsal, skenografik ve mekânsal birer üretim ve karşılaşma mekânı olarak ele almakta; tiyatro çalışmaları ve iç mimarlık disiplini arasında yeni kesişim alanları açmayı hedeflemektedir. Hikaye anlatımında bir araç olarak kullanılan alternatif tiyatro mekânının da kendi hikayesinin varlığı ve bu bağlamda mekânın kendisinin hem tiyatro seyircilerine hem de icracılarına etkisine tanıklık edilmiştir. Dönüşen mekânlar, sadece fiziksel çevrenin değil, aynı zamanda seyir alışkanlıklarının, performans tasarımı ve skenografinin, güncel tiyatro dili ve performans estetiğinin ve kentteki kültürel üretim biçimlerinin de yeniden kurgulandığı katmanlı sahnelerdir.
</summary>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
