<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.14124/6577">
<title>Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Raporları</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.14124/6577</link>
<description>Scientific Research Projects (BAP) Reports</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10189"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10187"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10186"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10185"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-12T08:00:37Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10189">
<title>Yakınlığın Uzaklığı: Ayvalık–Mytilene ve Assos–Molyvos Kent Merkezleri Karşılaştırmasında Farklılıklar, Potansiyeller, Öneriler</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.14124/10189</link>
<description>Yakınlığın Uzaklığı: Ayvalık–Mytilene ve Assos–Molyvos Kent Merkezleri Karşılaştırmasında Farklılıklar, Potansiyeller, Öneriler
Olgun, İnci; Altıner, Derya; Çılgın, Kumru; Turgut, Esra; Özkarslıoğlu, Ayşegül; Ergün, Meryem; Manco, Timuçin Kaan; Ergün, Berna
Bu araştırma, Ege Denizi’nin iki yakasında, birbirine yalnızca birkaç deniz mili uzaklıktaki Assos–Molyvos ve Ayvalık–Mytilene yerleşimlerinin tarihsel, kültürel ve mekânsal ilişkilerini bütüncül biçimde ele alarak, yüzyıllar boyunca kesintilerle de olsa süregelmiş bir “ortak yaşam coğrafyası”nı anlamayı hedeflemektedir. Çalışma, iki yakanın karşı karşıya konumlanmış olmasından doğan yakınlık ile ulus-devlet sınırlarının yarattığı uzaklık arasındaki gerilimleri inceleyen özgün bir araştırma çerçevesi sunmaktadır.&#13;
Araştırmanın çıkış noktası, geçmişte geniş bir kültürel ekosistemin parçası olan bu yerleşimlerin, Antik Dönem ticaret ağlarından Bizans savunma sistemlerine, Osmanlı’nın tarımsal hinterland ilişkilerinden modern dönemin nüfus hareketlerine kadar birbirleriyle sürekli temas içinde oldukları gerçeğidir. Özellikle Assos ve Molyvos’un tarih boyunca paylaştığı coğrafi yakınlık Lesbos Adası’nın güneyindeki Mytilene merkezinin gölgesinde kalmış alternatif bir ilişkisellik alanını görünür kılmaktadır. Çalışmada bu bağlam, arkeolojik veriler, mekânsal okumalar, arşiv kaynakları ve yerinde gözlemlerle desteklenerek yeniden değerlendirilmektedir.&#13;
Körfez coğrafyasının ortak peyzajı, araştırmanın merkezindeki kavramlardan biridir. Çalışmada, zeytinlikler, kıyı morfolojileri, topoğrafya, liman odakları ve geçiş güzergâhları ile şekillenen kültürel peyzajın iki yaka arasında şaşırtıcı derecede benzer örüntüler taşıdığı ortaya konmaktadır. Hem Ayvalık hem de Lesbos’ta zeytin üretimine dayalı ekonomik yapılanmanın tarihsel süreklilik arz etmesi; Molyvos, Assos, Edremit ve Ayvacık gibi nodal noktaların, yüzlerce yıl boyunca aynı ticari ve kültürel ağın parçası olarak birbirlerini beslemesi bu bütünlüğü güçlendiren başlıklardandır.&#13;
Çalışmanın bir diğer güçlü yönü, tarihsel sürekliliklerin ve kesintilerin mekânsal biçimlenişe etkisini karşılaştırmalı biçimde ele almasıdır. Antik Dönem’den günümüze uzanan geniş zaman aralığı, karşılıklı etkileşimler üzerinden okunmaktadır. Bu sayede, günümüz sınırlarının çok ötesine uzanan bir kültürel bağın, hem mekânsal örgütlenmeler hem de sosyal pratikler üzerinden nasıl iz bıraktığı gösterilmektedir.&#13;
Araştırmanın saha çalışması, yerleşimlerin demografik, topografik, sosyo-kültürel ve morfolojik yapılarının ayrıntılı biçimde belgelenmesine dayanmaktadır. Elde edilen bulgular, iki yakanın tarihsel olarak benzer bir kültür coğrafyasını paylaşmakla beraber, çok merkezli bir Ege dünyasının birbirine eklemlenen önemli unsurları olduğunu da ortaya koymaktadır. &#13;
Bu çerçevede çalışma, iki yakayı birbirine yeniden yaklaştırma potansiyeli taşıyan güncel sosyo-ekonomik dinamiklere de dikkat çekmektedir.&#13;
Çalışmada ayrıca, Körfez coğrafyasının geleceğine bakmak niyetiyle, kültürel yakınlık, ekonomik tamamlayıcılık ve mekânsal bütünlük temelinde yeni iş birlikleri ve alternatif geçiş güzergâhlarına dair vizyoner bir perspektif sunulmaktadır. Turizm, kültürel miras yönetimi, tarımsal üretim ağları ve yerleşimlerin merkezi rolleri üzerinden geliştirilen öneriler, iki yaka arasındaki temasın yeniden canlandırılmasının yaratabileceği olasılıkları tartışmaktadır.&#13;
Bu araştırma, sınırlarla bölünmüş coğrafyalarda benzerlikleri, ortak hafızayı ve mekânsal sürekliliği yeniden görünür kılma çabası bakımından önemli bir referans çalışma niteliğindedir. Ayvalık–Mytilene ve Assos–Molyvos arasındaki ilişkileri tarihsel bir arka planla ve güncel potansiyellerle bir araya getiren bu çalışma, Ege’nin karşılıklı etkileşimle şekillenmiş kültürel ekosistemini anlamak için yeni bakış açıları sunmaktadır.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10187">
<title>Ainos (Enez) Arkeoloji Kazı ve Araştırmaları 2022 Sezonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.14124/10187</link>
<description>Ainos (Enez) Arkeoloji Kazı ve Araştırmaları 2022 Sezonu
Kurap, Gülnur; Mergen, A. Bahar; Savran, Doğan; Gülkan, Burhan
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izinleri, T.C. Cumhurbaşkanlığı’nın onayı kapsamında Üniversitemiz ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına Dr. Öğr. Üyesi Gülnur KURAP başkanlığında 21.07.2022 – 06.12.2022 arasında sürdürülen kazı ve araştırmalar, 2022-2023 Haziran ayları arasında tamamlanan bu projenin uygulama kısmıyla örtüşmektedir. Kazı ve araştırmalar 11 kişilik bir ekip ve 1 öğrenciyle gerçekleştirilmiş, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı ve Üniversitemiz BAP birimi tarafından maddi olarak desteklenmiştir. Üniversitemiz tarafından sağlanan maddi destek fotografik belgeleme ve raporlama, küçük buluntu teknik çizim ve illüstrasyon ile veri tabanı oluşturmada kullanılmıştır. Çalışmalar ayrıca, T.C. Enez Kaymakamlığı, T.C. Enez Belediyesi, Enez Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı, Minerals Technologies Inc. (Enez), Mercan Cafe-Restaurant ve Anıl Restaurant tarafından ayni olarak desteklenmiştir.&#13;
Projenin üç temel amacından ilki bilimsel veri sağlamak, ikincisi çalışma alanı bazında ve kentsel ölçekte korumaya katkı sağlamak, üçüncüsü ise eğitimdir. Birinci amaç doğrultusunda yeni veriler elde etmek üzere Antik Kentin 3 farklı noktasında sondaj kazıları ile halihazırdaki verileri değerlendirmek üzere depo çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sondaj kazıları sonucunda Su Terazisi Nekropolisi’nin devamı olduğu düşünülen yeni bir Nekropolis alanı tespit edilmiş, bulunduğu konumdan dolayı bu alan Büyük Sancaktepe Nekropolisi olarak adlandırılmıştır. Alanda açılan üç sondajdan ikisi genişletilerek açmaya dönüştürülmüş ve bu iki açmada toplam 15 mezar tespit edilmiştir. Depo çalışmaları kapsamında mevcut iki depodan birinde bulunan 36 adet kasa içindeki buluntuların eksik olduğu tespit edilen belgelemeleri tamamlanmış, içerikleri fotoğraflanmış ve gelecekte yapılacak araştırmaları kolaylaştırmak için bir önceki yıl oluşturulan katalog güncellenmiştir. Ayrıca, geçtiğimiz yıl eski depoda bulunan kasalardaki seramiklerin üzerinde yapılan kaba tasnif çalışmaları bu yıl Osmanlı Dönemi Avrupa üretimi seramikler ölçeğinde detaylandırılmıştır. Yine aynı kapsamda yapılan osteoloji çalışmalarında 69 bireye ait kafatası ve iskeletlerin osteolojik incelemesi yapılmış, yayına hazırlanmıştır. İkinci amaç doğrultusunda 6 noktada korumaya yönelik durum tespit ve belgeleme çalışması yapılmıştır. Bu çalışmalar kaleiçinde bulunan Ortaçağ Evi’nin Rölövesi, Kral Kızı Bazilikası’nın ortofoto belgelemesi ve Yunus Kaptan (Has Yunus Bey Türbesi bahçesinde bulunan 337 mezar taşı özelinde detaylandırılarak kataloglanmıştır. Üçüncü amaç doğrultusunda bir lisans öğrencisi çalışmalarımıza katılmıştır.&#13;
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen 43. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’nda sunulan “Ainos 2022” başlıklı bildiri ile 43. Kazı Sonuçları kitabındaki aynı başlıklı tam metni; arazi çalışmaları sonucu günümüze kazandırılan 68 küçük buluntu; 47 küçük buluntunun koruma ve onarım uygulamaları ile Edirne Müzesi’ne teslim edilen 9’u etütlük, 8’i envanterlik olmak üzere 17 arkeolojik eser projenin çıktıları arasındadır.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10186">
<title>Süper Çözülebilir Ambivalent Grupların Sınıflandırılması</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.14124/10186</link>
<description>Süper Çözülebilir Ambivalent Grupların Sınıflandırılması
Öztürk, Didem; Yılmaz, Özlem; Telsiz Kayaoğlu, Gülay İlona
Grupların gösteriliş teorisi, grupların, lineer tasvirlere ait matrislerin belirlediği grupların içine tanımlanmış homomorfilerinin sınıflandırılması esasına dayanmaktadır.&#13;
Bir grubun gösterişleri üzerinde çalışma fikri, grup teorisi ve uygulamaları konusunda yeni araştırma yöntemlerinin doğmasına sebep olmuştur. Karakter teorisi de bu konuda belirleyici rol oynar. Bu bağlamda, Q-gruplarının ve Ambivalent gruplarının yapılarını incelemek, Adi Gösteriliş Teorisinin önemli araştırma konularındandır.&#13;
Günümüzde bir abelyen Sylow 2-alt grubu içeren Q-grupları ve asal involüsyon içeren Q-grupları tamamen sınıflandırılmıştır. Ayrıca, süper çözülebilir Q-gruplarının mertebeleri ve asal bölenleri belirlenmiştir. Diğer yandan, Q-gruplarının temel kavramlarından yararlanılarak, Ambivalent gruplarının bazı özel alt grupları sayesinde, izomorf olduğu yapılar elde edilmiştir.&#13;
Bu projede ise daha önce araştırılmamış Süper Çözülebilir Ambivalent Grupları sınıflandırılarak adi gösteriliş teorisinin uygulama alanına bir örnek kazandırmak ve grup teorisine katkıda bulunmak amacıyla; öncelikle Q-gruplarının, Ambivalent gruplarının temel tanım ve teoremleri irdelenmiş; elde edilen sonuçlar yorumlanarak, Süper Çözülebilir Ambivalent Grupları, bir abelyen Sylow 2-alt grubu içerdiğinde, bu alt grup yardımıyla sınıflandırılmıştır.&#13;
Konunun bütünlüğü açısından sırasıyla, adi gösteriliş teorisinin temel kavramları, Q-grupları ve Ambivalent gruplarının yapısal özellikleri ayrıntıları ile ele alınmış ardından araştırma problemine ışık tutan grup teorisinin temel tanım ve teoremlerine yer verilmiştir. Böylece elde edilen bilgiler sentezlenerek , Süper Çözülebilir Ambivalent Gruplarının, bir abelyen Sylow 2-alt grubu içermesi halinde bu alt grup yardımıyla izomorf olduğu cebirsel yapı belirlenmiştir.&#13;
Son olarak, GAP uygulamalarıyla somut örnekler verilmiştir. GAP yazılım diliyle, ... gruplarının alt grupları, bölüm grupları, kompozisyon serileri ve karakter tabloları oluşturulmuş sonrasında ise bu grupların, “Q-grup”, “Ambivalent grup” ve “Süper Çözülebilir Ambivalent grup” olma özellikleri araştırılmıştır. Böylece, Adi Gösteriliş Teorisinin uygulama alanına örnekler sunulmuştur.
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.14124/10185">
<title>Perşembe Pazarı Alanında Bulunan Tarihi Binaların Enerji Verimliliğinin Araştırılması</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.14124/10185</link>
<description>Perşembe Pazarı Alanında Bulunan Tarihi Binaların Enerji Verimliliğinin Araştırılması
Arpacıoğlu, Ümit; Özgünler, Mustafa; Uzun, Türkan İrgin; Koçyiğit, Gökhan; Ergül, Didem Baran; Şahin, Bahar
Bu proje, İstanbul’un tarihi Perşembe Pazarı bölgesinde yer alan tescilli yapıların uzun ömürlü&#13;
korunması ve yeniden işlevlendirilmesine yönelik sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi&#13;
amaçlamıştır. Çalışmanın temel hedefi, yapıların mevcut durumlarını teknik ve tipolojik&#13;
analizlerle ortaya koymak, kültürel ve mimari değerlerini değerlendirmek ve koruma ilkeleriyle&#13;
uyumlu enerji verimliliği stratejileri oluşturmaktır. Böylece hem bölgenin tarihi kimliği&#13;
korunmuş hem de enerji performansını artırmaya yönelik uygulanabilir müdahaleler&#13;
geliştirilmiştir.&#13;
Proje, kapsamlı literatür taramasıyla ulusal ve uluslararası standartlar, yasal çerçeveler ve&#13;
müdahale yöntemlerini inceleyerek başlamıştır. Ardından alan çalışmalarıyla tipolojik, yapısal&#13;
ve envanter verileri toplanmış; yapıların kat adedi, işlevleri, özgünlük dereceleri ve mevcut&#13;
kullanımları değerlendirilmiştir. Bu veriler ışığında tipolojik analizler, yapı bileşenlerinin&#13;
özgünlük ve koruma durumlarının belirlenmesi, termal kamera ölçümleriyle ısıl performans&#13;
sorunlarının tespiti ve müdahale kısıtlama seviyelerinin oluşturulması gerçekleştirilmiştir.&#13;
Bulgular, bölgenin özgün değerlerini cephe süslemeleri, taş–tuğla duvarlar, beşik tonoz çatılar,&#13;
ışıklıklar ve iç demir kepenkler gibi bileşenlerde ortaya koymuştur. Bu bağlamda, dıştan&#13;
yalıtımın uygun olmadığı; içten ve konstrüksiyon arası yalıtım ve hava sızdırmazlığının&#13;
öncelikli müdahaleler olduğu belirlenmiştir. Döşemelerde tipine göre üstten veya alttan yalıtım&#13;
uygulanabileceği, çatı özgünlüğünün kısmen kaybolması sayesinde esnek çözümler&#13;
geliştirilebileceği, pencerelerde film kaplama, ikincil pencere ve low-e cam uygulamalarının&#13;
uygun olduğu saptanmıştır. Kapılarda özgünlük düzeyi düşük olduğundan performansı yüksek&#13;
sistemlerle değişim mümkün görülmüştür. Ayrıca, gün ışığından etkin yararlanma, iç mekan&#13;
düzenlemeleri ve gölgeleme elemanları gibi pasif stratejiler önerilmiştir. Yenilenebilir enerji&#13;
kapsamında hava kaynaklı ısı pompası ve çatıyla uyumlu sınırlı PV entegrasyonu uygulanabilir&#13;
bulunmuştur.&#13;
Sonuç olarak proje, tipolojik sınıflandırmaları, müdahale kısıtlama seviyelerini ve enerji&#13;
verimliliği müdahalelerini bir araya getiren bütünleşik bir karar yöntemi geliştirmiştir. Bu&#13;
yöntem, yapı bileşeni bazında uygulanabilir enerji verimliliği çözümleri sunmakta ve&#13;
sürdürülebilir koruma stratejilerini tanımlamaktadır. Elde edilen bulgular, Perşembe Pazarı&#13;
ölçeğinde genelleştirilebilir nitelikte olup, enerji verimliliği müdahalelerinin yapı özgünlüğü,&#13;
yerel bağlam ve teknik uygunluk kriterleri dikkate alınarak planlanmasının kritik önemde olduğunu ortaya koymuştur. Böylece, kültürel mirasın korunması ile enerji performansının artırılması arasında denge kuran, az müdahaleli ve geri dönüşümlü çözümler önerilmiştir.
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
