Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Arapçiftliği'nde mekansal dönüşümün ritimleri: Peyzaj, ekoloji ve toplumsal ağlar ekseninde bir etnografi
Özet
Bu çalışma, Düzce'nin Melen Havzası'nda yer alan ve 20. yüzyıldan itibaren bir Çerkes yerleşimi olan Arapçiftliği Mahallesi'nin mekânsal dönüşümü ve üretiminin etnografik bir incelemesidir. Çalışmada mekân, yani Arapçiftliği, olayların gerçekleştiği pasif bir arka plan olarak değil; Lefebvre'in fiziksel, zihinsel ve toplumsal boyutları bir araya getiren birlikçi mekân teorisi doğrultusunda, toplumsal ilişkilerle kurulan ve dönüşen bir ünite olarak odağa alınmıştır. Mekânsal dönüşümün tasvirinde, Braudelci tarih yaklaşımı işlevselleştirilmiştir. Bu minvalde coğrafî nitelikler, havza içi mekansal işbölümü ve sosyo-ekonomik etkileşim örüntülerinin mekânın üretimindeki "uzun erimli" (longue durée) rolleri analiz edilmekte; bu sayede Arapçiftliği ve içinde yer aldığı ilişkiler uzamına mekânsal ve etnografik bir somutluk getirtmek amaçlanmaktadır. Nitekim ekolojik ilişkiler ağı olarak Havzanın ve toplumsal ilişkiler ağı olarak Düzce kentinin sınırları büyük oranda örtüşmekte; bu da tarihsel bir doğakültür dolaşıklığı yaratmaktadır. Arapçiftliği'nin mekânsal dönüşümünün tasvirinde ikinci katmanı, Havzayı Düzce'ye dönüştüren demografik ve toplumsal tarih oluşturmaktadır. Kent, bugünkü demografik yapısını 19. yüzyılda; Kafkasya, Karadeniz ve Rumeli coğrafyalarından gelen zorunlu göçlerle ve bu grupların iskânıyla kazanmıştır. İskân yapısı ve yerleşim tercihleri, Düzce'nin toplumsal ve ekonomik pratiklerinde, toplumsal tabakalaşma yapısında ve ileriki kentleşme sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu tarihlerde pazar ekonomisinin küresel olarak yayılmasıyla da paralel olarak, Düzce, ovanın yoğunlaştığı bir kasaba olarak şekillenir. 1980'lere kadar sınırlayabileceğimiz bu dönemdeki toplumsal ilişkiler, ileri ve geri bağlantılarıyla ekolojik bir ağ oluşturan tarım ürünleri ve tarımsal pratikler merkeze alınarak tasvir edilmiştir. Özellikle fındığın ova bölgesinde yaygınlaşması ve buna bağlı sermaye birikimi, 1980'lerden itibaren havza içinde yeni demografik hareketlere neden olmuştur. Bu hareketler neticesinde, henüz bir köy olan Arapçiftliği'nin, mekânsal işbölümü ilişkileri içerisindeki konumu değişmiş; köy, çift yönlü bir banliyöleşme yaşayarak kent merkezine ve arazi piyasasına eklemlenmeye başlamıştır. Buna bağlı olarak Arapçiftliği yalnızca bir Çerkes yerleşimi olmaktan çıkarak bugün rastlanan toplumsal tabakalaşma ve mekânsal ayrışma peyzajına kavuşmaya başlar. Arapçiftliği'nin banliyöleşmesi 1999 depremleri sonrasında Düzce'nin son yirmi yılda geçirdiği kentleşme süreciyle paralel olarak devam eder. Nitekim Düzce'nin il statüsü kazanmasıyla yerleşimlerin havza içerisinde çeperlere doğru genişlemesi hızlanır. Kent, yerleşimler arası arazilerin sanayileşmesi ve yapılaşmasıyla yağ lekesi formunda büyür. Kentleşmenin sanayileşme ekseninde ilerlemesi ise yerel toplumsal ilişkilerin niteliğinde ve havzanın yaşamsal coğrafî niteliklerinde önemli değişimlere yol açmıştır. Buna paralel biçimde, Arapçiftliği gibi eski ova köyleri de mahalle statüsü kazanmış, merkeze eklemlenmenin altyapısal ve hukukî şartları oluşmuştur. Fakat mahalle olma yalnızca idarî bir değişiklik değil; aynı zamanda kentleşme ve kalkınma söylemleri etrafında tüm toplumsal grupların dahil olduğu bir statü mücadelesinin zeminidir. 2000 sonrası kentleşmenin ortaya çıkardığı bir başka sonuç toplumsal tabakalaşma yapısının kazandığı yeni sınıfsal içeriktir. Sanayileşme ile Arapçiftliği'nde tarımsal üreticiler proleterleşmiş; genişleyen yerel piyasada hizmet ve ticaret sektörü ile Çerkes orta sınıfların ekonomik dolaşım ilişkilerindeki konumu değişmiştir. Fakat deprem sonrası kentleşme ve kalkınma söylemleri etrafında şekillenen imar çalışmalarının ortaya çıkardığı kent rantı, iş ve altyapı olanaklarının çeşitlenip artmasıyla birlikte ekonomik sınıflar ve etnik gruplar arasında politik tercihler bakımından geniş tabanlı bir koalisyonun oluşmasına da zemin hazırlamıştır. Arapçiftliği'ndeki mekânsal dönüşümün tarihsel analizinin ardından, gündelik hayatın tasviri ve mekânın üretiminde etkili olan rollerini temel alarak bütünlüklü bir mekân tasviri ortaya koymak amacıyla üç tip fâil belirlenmiştir. Bunlardan ilki, Çerkes bahçe peyzajında görünür olan, Çerkeslerin "Xabze" olarak adlandırdığı sembolik değerler ve kültürel pratiklerdir. Bu yönüyle bahçe peyzajı toplumsal bir vitrin haline gelmekte ve Arapçiftliği Mahallesi'ne özgün bir mekânsal karakter kazandırmaktadır. İkinci olarak, toplumsal ilişkilerin somutlaştığı mekânı odağına alan bu çalışmada, ekolojik ağlarımızın mekânsal olarak dolaşık olduğu çeşitli hayvanlar seçilerek bu hayvanlar hem mekânsal dönüşümün tanıkları hem de etnografik bilgi kaynakları olarak özneleştirilmiştir. Ayrıca bu alanda rastlanan insan- hayvan ilişkileri antropolojik kültürün sembolik ve mekânsal boyutlarına dair çeşitli veriler sağlamaktadır. Mekânın üretiminde etkili olan üçüncü aktör olarak, Arapçiftliği'nde sütçülük ekolojisinin ortaya çıkardığı çeşitli etkileşim örüntülerine odaklanılmış; bu örüntülerin incelenmesiyle Arapçiftliği'ndeki toplumsal etkileşimlerin ve tabakalaşma yapısının zeminine dair çıkarımlarda bulunulmuştur. Son olarak Arapçiftliği'nin banliyöleşerek kent merkezine eklemlenme sürecinin son aşamasını ise bu araştırmanın gerçekleştirildiği 2021-2025 tarih aralığı oluşturmaktadır. Arapçiftliği bu süreçte geniş fındık arazilerinden oluşan kırsal bir mahalleden, villa sitelerine ev sahipliği yapan bir banliyöye dönüşmektedir. Özellikle 2020'deki pandemi ve 24 Kasım 2022 Düzce depremi gibi sahada doğrudan deneyimlenen krizler, mekânsal kontrol ve düzenlemelerin daha gevşek olduğu çeper alanların yeniden prestij kazanmasına neden olmuş; bu süreç Arapçiftliği'nin Düzce içerisindeki sembolik ve ekonomik değerini belirgin biçimde artırmıştır. 2022 depremi sonrasında hızla yükselen villa sitelerinin sâkin profili incelendiğinde ise, bu dönüşümün büyük ölçüde Havza içindeki yerel bir demografik hareketliliğin ürünü olduğu görülmektedir. Fındık arazilerinden villa sitelerine dönüşüm, mahallenin insan-toplumsal peyzajını değiştirmekle birlikte, aynı zamanda ekolojik yaşam üzerinde de etkiler yaratmaktadır. Düzce ve Arapçiftliği Mahallesi ölçeğindeki mekânsal dönüşüm, bölgede yaşayan hayvan türlerinin yaşam alanlarının daralması ve yer değiştirmesi gibi ekolojik sonuçları beraberinde getirmiştir. Kentleşme ve sanayileşme, Düzce'nin Melen Havzasıyla tarihsel doğakültür dolaşıklığını da erozyona uğratmakta; bu durum Düzce sakinleri tarafından bir belirsizlik ve kriz beklentisi olarak hissedilmektedir. Fakat diğer yandan toplumsal tabakalaşmanın farklı kesimlerindeki aktörlerin kentleşme ve modernleşme yönündeki beklentileri ve eğilimleri de sürmektedir. Çalışma, ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel ilişkilerin iç içe geçtiği bir dolaşıklığı tasvir etmek, kentleşme kavramına yaşanan bir mekân kazandırmak; mekân, kent tarihi, kentleşme çalışmaları ve tartışmalarına etnografik bir katkı sağlamak amacını taşımaktadır.
Koleksiyonlar
- Doktora Tezleri [846]















