Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Sıcak ve kuru bölgelerde geleneksel yerleşim dokularının iklimsel adaptasyonu ve geçmişten öğrenme: İran ve Türkiye örnekleri
Özet
Geleneksel yerleşimler, bu yerleşimlerde yaşayan toplumların yüzyıllar boyunca çevresel koşullara karşı geliştirdikleri yöntem ve stratejilerin sonucu olarak ortaya çıkan organik yerleşimlerdir. Bu yerleşimler, deneme yanılma süreci ile kazanılan deneyimlerin yanı sıra, orada yaşayan insanların kültürünü, alışkanlıklarını, becerilerini ve bilgi birikimi yansıtarak özgün bir karaktere sahiptir. Su kaynaklarına erişebilirlik herhangi bir coğrafi bölgede bir yerleşimin oluşumda en önemli faktörlerden biridir. Ancak insanlar su kaynaklarının yetersiz olduğu ve suya erişimin çok zor olduğu, veya su kaynakalarının yeterli olduğu ancak topoğrafya ve diğer çevresel zorlukların bulunduğu bazı bölgelerde bile, o bölgeye özgü stratejiler geliştirerek doğayla uyumlu bir yaşam alanı kurmayı başarmıştır. Her iklimin kendine özgü zorlukları vardır ve geleneksel yerleşimleri birbirinden farklı kılan şey de bu zorluklara karşı geliştirilen farklı stratejiler ve mekânsal çözümlerdir. Sıcakkuru iklime sahip bölgelerde su kaynaklarına erişim zorluğu, yüksek sıcaklık, gece ve gündüz arası sıcaklık farkının yüksek olması, yaz aylarının kurak ve yağışsız geçmesi ve diğer çevresel faktörler iklimsel adaptasyon sürecini zorlaştırmıştır. Ancak bu bölgelerde yaşayan toplumlar yıllar boyunca kazandıkları deneyimler sayesinde yenilikçi teknik ve stratejiler geliştirmeyi başarmış ve zorluklara karşı direnç göstermiştir. Sıcak ve kuru bölgelerde, su erişimini kolaylaştıran ve su kaynaklarının kirlenmesini önlemek amacıyla geliştirilen teknikler, doğal havalandırma ve soğutma sistemleri, iklimle uyumlu yerleşim düzeni, iklimle uyumlu çatı, cephe ve konut planı tasarımı, iklimsel zorluklara karşı kullanılan uygun malzeme seçimi vs. bu bölgelerdeki zorlukları aşmak için çözüm sunmuştur. Bu deneyim ve bilgi birikiminin kullanımı yaşam kalitesini artırarak bu yerleşimlerin günümüze kadar ulaşmasına ve kültürel değerlerin korunmasına katkı sağlamıştır. Günümüzde en büyük küresel sorunlardan biri olan iklim krizi, çevresel dengeleri, toplumsal, ekonomik ve kültürel yapıları derinden etkilemektedir. Artan sıcaklıklar, aşırı hava olayları, su kaynaklarının yetersizliği, ekosistemin bozulması yaşam alanlarını her zamankinden daha kırılgan hale getirmiştir. Bu değişiklikler sadece doğal çevreyi değil hayatımızın her alanında etkisini göstermekte ve tüm canlılar için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle iklim verilerini dikkatle izlemek ve iklimsel adaptasyon, sürdürülebilir bir planlama anlayışının temel dayanağı olmalıdır. Bu tez beş ana bölümden oluşmaktadır. Tezde, sıcak-kuru iklime sahip geleneksel yerleşim dokularında iklim odaklı kentsel ve mimari ölçekli çözümlerden yola çıkarak, bu çözüm ve stratejilerin günümüz şehircilik ve mimarlık tekniklerine uyarlanabilirliği ile yüzyıllar boyunca biriken bilginin yaşam kalitesi ve sürdürülebilirliğe olan katkısı vurgulanmıştır. Hızlı kentleşme, mevcut ihtiyacın ötesine geçen yapı stoğu üretimi, modern yaşam ve teknolojiye ayak uydurma çabası gibi etkenler, günümüz tasarım, şehir planlama ve uygulamalarında tekdüze, standart yapı ve yönetim yaklaşımlarının benimsenmesine neden olmuştur. Geçmişte kazanılan deneyimleri, yerel bilgiyi, iklimsel ve çevresel koşulları göz ardı etmek enerji kullanım oranını artırmakla kalmayıp, fosil yakıt tüketimi ve sera gaz salınımını yükselterek iklim krizinin hızlanmasına yol açmaktadır. Ayrıca çevreyle uyumlu olmayan yapılaşma, yerleşimlerin özgün karakterini bozarak mimari kimliğin de yok olmasına yol açmaktadır. Bu tezde İran ve Türkiye'deki sıcak ve kuru bölgelerde yer alan, her biri özgün kültürel peyzaj niteliği taşıyan dört örnek seçilmiştir. Bu geleneksel yerleşimlerin konumu, coğrafi özellikleri, iklimsel verileri, su kaynaklarına erişim yöntemleri, yerleşim düzenleri, havalandırma sistemleri, iklimle uyumlu yol ve sokak oluşumları, yapı malzemeleri, cephe tasarımları, gölgelendirme elemanları ve konut mimarisi gibi şehircilik ve mimarlığa ilişkin teknikleri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucu bu yerleşimlerin iklimsel adaptasyon süreci ele alınarak bu yerleşimlerin özgün değerleri ve sürdürülebilirliğe olan katkıları açıklanmıştır. Özellikle iklim krizinin giderek şiddetlendiği günümüzde, iklimle uyumlu ve çevresel koşullara duyarlı tasarım yaklaşımları, kentsel ve toplumsal direncin artmasına olanak tanır. Çalışmanın sonucunda, iklimle uyumlu olmayan uygulamaların oluşturduğu problemlerden birkaç örnek verilerek geleneksel yerleşimlerden elde edilen bilgi ve deneyimlerin günümüz şehircilik ve mimarlık uygulamalarında dikkate alınmasının, modern yaşam kalitesine sağlayacağı katkı üzerinde durulmuş ve bu stratejilerin çağdaş şehir planlama ve mimarlık uygulamalarına nasıl uyarlanabileceğine ilişkin öneriler sunulmuştur.
Koleksiyonlar
- Yüksek Lisans Tezleri [4207]















