Abstract
Doğal kaynakların sürdürülebilirliği, insan fizyolojisinin bitkisel gıdaya olan gereksinimi ve doğayla mekânsal temas kurma ihtiyacı göz önünde bulundurulduğunda, yakın gelecekte bu alanlara ilişkin çeşitli sorunlarla karşılaşılması öngörülmektedir. Tarım arazilerinin kuraklaşması, başarısız tarım politikaları ve ekonomik eşitsizlikler gibi nedenler, gıdaya erişimi güçleştirerek sürdürülebilir üretim modellerine yönelik alternatif arayışları zorunlu kılmaktadır (Schmidhuber & Tubiello, 2007). Bu çalışma, iç mekânlarda akıllı teknolojilerle desteklenen tarım sistemlerinin hem bireysel hem de kamusal kullanım alanlarında sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi açısından taşıdığı potansiyeli araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmada, toprak tarımı, hidroponik, aeroponik, akuaponik ve substrat kültürü sistemlerinin iç mekânlara entegrasyonu değerlendirilmiş; bu sistemlerin iç hava kalitesi, termal, işitsel ve görsel konfor parametreleriyle ilişkisi irdelenmiştir (Deng & Deng, 2018; Dubey & Nain, 2020; HealthPartners Blog, n.d.). Literatür taraması, sistem sınıflandırmaları ve iç mekân örnekleri üzerinden yapılan analizler doğrultusunda, bu teknolojilerin kullanıcı sağlığına katkı sunduğu ve çevresel stres faktörlerini azaltıcı bir rol üstlendiği ortaya konmuştur (Yeang, 2008; Lakhiar et al., 2018). Bu tez altı ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın amacı, kapsamı ve yöntemi açıklanmıştır. İkinci bölümde kavramsal çerçeve kapsamında sürdürülebilirlik, kentsel tarımda sürdürülebilirlik ve iç mimarlıkta sürdürülebilirlik konuları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, iç mekânda sürdürülebilir gıda üretim teknolojileri ve iç mekân tarım uygulamalarının çevre kontrol sistemleri bakımından tasarıma etkilerine yönelik genel tanımlar ve ilgili teknolojilere dair alt başlıklara yer verilmiştir. Dördüncü bölüm, araştırma materyali ve yöntemine odaklanmaktadır. Beşinci bölümde elde edilen bulgular değerlendirilmiş, iç mekân örnekleri üzerinden tasarım unsurları analiz edilmiştir. Altıncı ve son bölümde ise çalışmanın genel sonuçları, sınırlılıkları ve gelecekteki araştırmalar için öneriler sunulmuştur. Bu çalışma, iç mekânlarda tarımsal üretimin yalnızca gıdaya erişimi kolaylaştırmakla kalmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir yaşam biçimlerinin fiziksel mekâna entegrasyonuna da katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, ekolojik fayda üreten tasarım yaklaşımlarının iç mimarlık disiplini içerisinde bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.