Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Toplu ulaşım odaklı gelişim (transıt orıented development – TOD) süreçlerinde mekân dizim (space syntax) tabanlı mekânsal analiz yaklaşımı: İstanbul Kirazlı vaka çalışması
| dc.contributor.advisor | Özkan Özbek, Müge | |
| dc.contributor.author | Aksakal, Hatice Deniz | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-24T12:29:58Z | |
| dc.date.available | 2026-01-24T12:29:58Z | |
| dc.date.issued | 2025 | en_US |
| dc.date.submitted | 2025 | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/20.500.14124/10492 | |
| dc.description.abstract | Bu çalışma, toplu ulaşım odaklı gelişim (Transit Oriented Development – TOD) yaklaşımının mekânsal erişilebilirlik ve bütünleşme performansını, mekân dizim (Space Syntax) yöntemi kullanılarak analitik düzeyde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Günümüz kentlerinde artan nüfus ve hareketlilik talepleri, özel araç bağımlılığını artırmakta ve toplu taşımaya erişimi mekânsal olarak zayıflatmaktadır. Ulaşım altyapısının kentsel doku ile bütünleşik biçimde planlanmaması, erişilebilirlik, yürünebilirlik ve yönlenebilirlik açısından önemli yapısal sorunlara yol açmaktadır. TOD yaklaşımı, bu sorunlara yanıt olarak toplu taşıma istasyonlarını çevreleyen alanlarda yoğunluk, karma kullanım ve yaya odaklı gelişim ilkelerini bütünleştiren kompakt kentsel modeller önermektedir. Ancak bu modellerin başarısı yalnızca arazi kullanım kararlarıyla değil, aynı zamanda sokak ağının biçimsel yapısının erişim, bağlantısallık ve bütünleşme potansiyelleriyle de doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda çalışma, TOD projelerinin mekânsal düzeydeki başarısının, kentsel dokunun konfigürasyonel özellikleri üzerinden analiz edilmesini konu almaktadır. Mekân dizim yöntemi, kentsel mekânı bir ağ sistemi olarak modelleyerek erişilebilirlik, bağlantısallık, yönlenebilirlik ve bütünleşme ilişkilerini nicel göstergelerle ortaya koyar. Böylece, farklı planlama senaryolarının yaya hareketi, akış sürekliliği ve sistem bütünlüğü üzerindeki etkileri ölçülebilir hale gelir. Araştırma, İstanbul'un Bağcılar ilçesinde yer alan Kirazlı metro istasyonu ve yakın çevresinde gerçekleştirilmiştir. Alan, kentsel ölçekte ulaşım sisteminin önemli bir parçası olmasına karşın, yerel düzeyde yaya sürekliliği, yönlenebilirlik ve erişim açısından zayıf bir morfolojik karaktere sahiptir. Çalışma kapsamında, aynı alan için üç farklı mekânsal senaryo geliştirilmiştir: mevcut durum, yerel yönetim tarafından hazırlanan konsept proje ve araştırmacı tarafından kurgulanan alternatif TOD senaryosu. Tüm senaryolar, aynı metodolojik çerçevede mekân dizim analizine tabi tutulmuş; karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde aksiyel ve segment tabanlı ağ modelleri oluşturulmuş, bütünleşme, seçim, bağlanırlık, anlaşılabilirlik ve sinerji göstergeleri hem küresel (Rn) hem de yerel/topolojik (R3, R5, R7) ve metrik (400 m, 800 m, 1200 m) yarıçaplarda hesaplanmıştır. Bu göstergeler, sistem bütünündeki erişim hiyerarşisini ve yerel düzeydeki yönlenebilirlik ilişkilerini ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, Kirazlı alanının kent sisteminde güçlü bir konumsal erişim avantajına sahip olmasına karşın, yerel ölçekte bütünleşme değerlerinin düşük olduğunu göstermektedir. Sokak ağı, düzensiz kavşak geometrileri, yüksek açısal dönüşler ve düşük bağlantı sayısı nedeniyle kısa mesafeli yaya hareketini sınırlamaktadır. Bu durum, kentsel ölçekte erişilebilir bir alanın, yerel ölçekte yönlenebilirlik açısından sınırlı kalabileceğini ortaya koymaktadır. Konsept proje senaryosu, belirli bölgelerde yeni bağlantılar oluşturarak kısmi erişim iyileşmeleri sağlamış, ancak bu etkiler sistematik bir mekânsal süreklilik oluşturamamıştır. Kavşaklardaki yönlenme düzenlerinin ve bağlantı açı ilişkilerinin yeniden ele alınmaması, yaya akışını kesintiye uğratmış; bu durum, hareketin belirli akslarda yoğunlaşmasına ve akışın homojen biçimde dağılmamasına neden olmuştur. Sonuç olarak, konsept proje alanın istasyon çevresindeki erişim potansiyelini artırmış olsa da, TOD yaklaşımının gerektirdiği ölçekler arası bütünleşmeyi sağlayamamıştır. Alternatif TOD senaryosu, mevcut yapısal verilerin sınırları içinde erişim sürekliliğini ve açısal verimliliği artırmayı hedefleyen, ancak "tam ölçekli bir yeniden tasarım" niteliği taşımayan bir iyileştirme modeli olarak geliştirilmiştir. Senaryonun amacı, TOD ilkelerinin mekânsal düzeyde nasıl ölçülebileceğini göstermek ve senaryolar arası karşılaştırmaların analitik olarak anlamlı olmasını sağlamaktır. Bu nedenle alternatif senaryo, sınırsız tasarım serbestliğiyle değil, mevcut morfolojik yapının tanımlı sınırları içinde erişim mantığını iyileştirmeye yönelik bir yaklaşımla kurgulanmıştır. Bu çerçevede alternatif senaryo, düşük açısal dönüş maliyetine sahip bağlantıların güçlendirilmesi, yaya omurgasının sürekliliğini sağlayacak yeni bağlantı noktalarının eklenmesi ve kentsel ana akslarla düşük maliyetli eklemlenmelerin kurulması üzerine temellendirilmiştir. Analiz sonuçları, senaryonun yerel bütünleşme ve seçim değerlerinde anlamlı artışlar sağladığını göstermektedir. Özellikle kısa mesafeli (400 m) erişim düzeyinde gözlenen iyileşmeler, yaya hareketinin belirli akslar boyunca yönlendirilebilir hale geldiğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte, alanın mevcut yapısal kısıtları – parsel morfolojisi, geçirgenliği sınırlayan yapı adaları ve mevcut kavşak topolojisi – TOD standartlarının gerektirdiği mekânsal bütünleşme düzeyinin tam olarak sağlanmasına engel oluşturmuştur. Alternatif senaryo, senaryolar arasında mekânsal göstergeler bakımından en yüksek performansı sergilemiş olmasına karşın, TOD yaklaşımının öngördüğü nitelikli yaya odaklı çevreyi tam olarak sağlayamamıştır. Bu durum, TOD uygulamalarında yalnızca fiziksel yakınlığın değil, yapısal mekânsal organizasyonun da belirleyici olduğunu göstermektedir. Ancak bu sınırlı müdahale yaklaşımı, mekân dizim yönteminin planlama sürecinde karar destek aracı olarak nasıl işlev görebileceğini açık biçimde ortaya koymuştur. Alternatif senaryo, mekân dizim analizlerinin kullanımıyla, farklı tasarım kararlarının erişilebilirlik, yönlenebilirlik ve bütünleşme üzerindeki etkilerinin nicel olarak test edilebileceğini göstermiştir. Böylece, TOD ilkelerinin mekânsal olarak doğrulanması ve iyileştirme potansiyellerinin sistematik biçimde belirlenmesi mümkün hale gelmiştir. Bu bağlamda araştırma, mekân dizim yönteminin planlama ve tasarım sürecinde yalnızca mevcut durumu analiz eden bir araç değil, aynı zamanda mekânsal senaryoların değerlendirilmesini sağlayan bir karar destek mekanizması olarak kullanılabileceğini ortaya koymaktadır. Yöntem, tasarım öncesi aşamada olası planlama alternatiflerinin etkilerini öngörmeyi, mekânsal süreklilik sorunlarını tanımlamayı ve iyileştirme odaklı öneriler geliştirmeyi mümkün kılar. Genel değerlendirme sonucunda, Kirazlı istasyonu çevresinde TOD hedeflerinin mekânsal düzeyde gerçekleştirilebilmesi için üç temel gereklilik belirlenmiştir: •Kısa mesafede yaya akışını destekleyen, düşük dönüş maliyetli ve doğrusal sürekliliği yüksek omurgaların oluşturulması; •Bu omurgaların kent bütünündeki ana akslarla düşük açısal maliyetli eklemlenmelerle bağlanması; •Yaya yoğunluğunun artacağı koridorlarda güvenlik, geçirgenlik ve kamusal alan kalitesinin artırılması. Bu koşulların bir arada sağlanması, TOD projelerinin erişilebilir, bütünleşik ve yaya odaklı kentsel çevreler oluşturmasına olanak tanıyacaktır. Mekân dizim yöntemi, bu sürecin ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve kanıta dayalı bir zeminde yürütülmesini sağlayarak planlama disiplinine güçlü bir analitik katkı sunmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma mekânsal yapı ile ulaşım sistemi arasındaki ilişkinin analitik olarak çözümlenmesinin, TOD projelerinin mekânsal başarısını artırmada kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Mekân dizim yöntemi, planlama ve tasarım kararlarının sezgisel yargılardan çıkarılıp nicel göstergelere dayandırılmasına olanak tanımakta; bu yönüyle toplu ulaşım odaklı gelişim anlayışının mekânsal doğruluğunu ölçebilen, iyileştirmelere yön verebilen ve sürdürülebilir kentsel planlamada karar destek sisteminin ayrılmaz bir bileşeni haline gelmektedir. | en_US |
| dc.language.iso | tur | en_US |
| dc.publisher | Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü | en_US |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | en_US |
| dc.title | Toplu ulaşım odaklı gelişim (transıt orıented development – TOD) süreçlerinde mekân dizim (space syntax) tabanlı mekânsal analiz yaklaşımı: İstanbul Kirazlı vaka çalışması | en_US |
| dc.type | masterThesis | en_US |
| dc.department | Enstitüler, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı | en_US |
| dc.relation.publicationcategory | Tez | en_US |
Bu öğenin dosyaları:
Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.
-
Yüksek Lisans Tezleri [4207]
Master's Theses















