Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
DSpace@MSGSÜ digitally stores academic resources such as books, articles, dissertations, bulletins, reports, research data published directly or indirectly by Mimar Sinan Fine Arts University in international standarts, helps track the academic performance of the university, provides long term preservation for resources and makes publications available to Open Access in accordance with their copyright to increase the effect of publications.Search MSGSÜ
Akıllı kentlerin mimari paradigma bağlamında değerlendirilmesi
Abstract
Bu tez, akıllı kentlerin yalnızca teknolojik bir yenilik modeli ya da dijital altyapı sistemlerinin toplamı olmadığını; kent mekânının üretim, kullanım ve deneyim biçimlerini dönüştüren çok katmanlı bir paradigma değişimini temsil ettiğini ortaya koymaktadır. Dijitalleşme, ekolojik sürdürülebilirlik ve toplumsal katılım eksenlerinde yürütülen bu araştırma, akıllı kent olgusunun mimarlık disiplini üzerindeki etkilerini hem kuramsal düzlemde hem de mekânsal pratikler üzerinden kapsamlı biçimde incelemiştir. Araştırmada, akıllı kent paradigmasının farklı coğrafi, kültürel ve ekonomik bağlamlarda nasıl somutlaştığını görmek amacıyla dört örnek kent — Songdo (Güney Kore), Masdar (Birleşik Arap Emirlikleri), Chennai (Hindistan) ve Barselona (İspanya) — karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Her bir kentin dijitalleşme, ekolojik duyarlılık ve toplumsal katılım alanlarındaki öncelikleri, kentsel ve mimari ölçeklerdeki mekânsal yansımalarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Bulgular, Songdo'nun yüksek teknolojiye dayalı altyapısı ve veri temelli yönetişim sistemleriyle dijitalleşmenin en radikal örneklerinden birini oluşturduğunu; ancak toplumsal katılımın sınırlı kalması nedeniyle mekânsal bütünlük ve kent yaşamı bağlamında zayıf bir toplumsal etkileşim ortaya koyduğunu göstermektedir. Masdar, karbon nötr hedefler, pasif enerji stratejileri ve çevre dostu teknolojilerle ekolojik sürdürülebilirlik açısından önemli bir deney alanı sunmuş; fakat ütopyacı planlama anlayışı, sosyal kapsayıcılık ve ekonomik sürdürülebilirlik bakımından sınırlı kalmıştır. Chennai, mevcut kent dokusunu koruyarak dijital altyapıyı ve doğa tabanlı çözümleri bir arada kullanmış; bu yönüyle iklimsel dayanıklılık ve yerel adaptasyonun örnek bir modelini geliştirmiştir. Barselona ise dijitalleşmeyi, ekolojik dönüşümü ve toplumsal katılımı bütüncül biçimde bir araya getirerek, demokratik yönetişim ilkeleriyle desteklenen dengeli bir akıllı kent paradigması inşa etmiştir. Tezin ulaştığı temel sonuçlardan biri, akıllı kentlerin mimarlık mesleğinde yarattığı dönüşümdür. Bu dönüşüm, mimarın rolünü salt "biçim üreticisi" konumundan çıkararak, teknoloji, ekoloji ve toplum arasında köprü kuran "koordinatör" bir kimliğe dönüştürmektedir. Mimarlık artık yalnızca fiziksel çevrenin değil; veri akışlarının, enerji döngülerinin, ekosistem ilişkilerinin ve sosyal ağların da bir arayüzü haline gelmektedir. Böylece, mekân üretimi süreci yalnızca teknik veya estetik bir faaliyet olmaktan çıkıp, çok katmanlı bir etik, ekolojik ve toplumsal sorumluluk alanına dönüşmektedir. Sonuç olarak, bu tez akıllı kentlerin başarısının yalnızca teknolojik mükemmeliyet ya da yenilik derecesiyle değil; ekolojik dengeyi, toplumsal adaleti ve katılımcı yönetişimi birlikte kurabilme kapasitesiyle ölçülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, geleceğin akıllı kentleri için önerilen paradigma, dijital–ekolojik–toplumsal bütünleşmeyi esas alan, mekânı salt bir fiziksel varlık değil, yaşayan bir sistem olarak ele alan bütüncül bir mimarlık yaklaşımını gerektirmektedir.
Collections
- Yüksek Lisans Tezleri [4207]















