Özet
Sanayi devrimi ile birlikte, ulaşım, makineleşme, üretim, işletim-enformasyon teknolojisindeki gelişmeler insan yaşamını kolaylaştırmıştır. Endüstrileşmiş toplumlarda, yirminci yüzyılın başından itibaren kentlerde yoğun nüfus artışıyla birlikte plansız yapay çevre oluşumu, doğal çevre üzerinde ciddi boyutta tahribata neden olmuştur. Gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerin, çevre üzerinde yarattığı tahribat, çevre bilincinin gelişmemişliğiyle doğru orantılıdır. Ozon tabakasının delinmesi, küresel ısınma, kültürel ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi sorunlar bölgesel ölçekte yaratılan kirliliğin, küresel ölçekte yansımalarıdır. Binaların yapım ve kullanım aşamalarındaki enerji ve doğal kaynak tüketimi ekolojik dengenin bozulmasına neden olmaktadır.Çevre kirliliği ve ekolojik sorunların katlanarak büyümeye devam ettiği 20. yy.da, insanoğlunun faaliyet gösterdiği bütün alanlarda olduğu gibi, mimarlık faaliyetlerinin de bu kirlenmeye etkileri bulunmaktadır. İnsanlara yaşam alanları ve yaşam biçimleri tasarlayan, öneren mimarlar bir anlamda da yeryüzünü inşa ederler.Yapılaşmış çevreyi yaratan mimarlar ve kent tasarımcılarının insanlığın dünya üzerindeki etkilerini olumsuzdan olumluya dönüştürebilmeleri için, tasarıma yaklaşımlarında doğal kaynakların korunumu ve yerel çevre kalitesi kriterlerini ciddi olarak ele almalıdırlar. Doğal kaynaklar, yeniden kullanım, geri dönüşüm, malzeme, iklim, güneş ve su gibi etkenler, insanoğlunun gönenci ve varlığın devam ettirilmesi amacıyla, ağırlıklı olarak, tasarıma etki etmelidir.Bu çalışmada, yeryüzünün şu an ki durumu ve yapı üretim işi arasındaki ilişki kurulmuş ve sürdürülebilirlik kavramının tasarım eylemine birinci dereceden katkıda bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Çevre sorunlarının nedenlerinin tespitinden sonra ekolojik tasarım kriterleri verilerek Londra' da uygulanmış ekolojik-köy örneği incelenmektedir.Anahtar Kelimeler: Çevre, ekoloji, ekolojik köy, yenilenebilir enerji kaynakları