Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Ali Nusret hayatı, sanatı, eserleri
Özet
Çalışmamın amacı daha önce şahsiyeti ve eserleri üzerine herhangi bir çalışma yapılmamış olan Ali Nusret'in (1872?1913) hayatını, eserlerini ve sanat anlayışını ortaya çıkarmaktır.İlk şiirini 1886 (1302) yılında yayımlamış olan Ali Nusret, 1913'teki ölümüne kadar şair ve yazar olarak edebî faaliyetlerde bulunmuştur. Ali Nusret'in edebî sahada faaliyet gösterdiği bu yıllar yeni Türk edebiyatında Ara Nesil (Mehmet Kaplan'ın tarihlendirmesiyle 1873?1877 yıllarından 1896'ya kadar olan bir süreyi kapsamaktadır), Servet-i Fünûn (1896?1901) ve II. Meşrutiyet (1908?1911) dönemlerine denk gelmektedir. Dolayısıyla araştırmamın kapsamı Türk edebiyatının bu en hareketli dönemlerini içine almaktadır.1886'dan (1302) itibaren, başta Saadet gazetesi olmak üzere, dönemin çeşitli dergi ve gazetelerinde şiirlerini yayımlamaya başlayan Ali Nusret, ilk ve tek şiir kitabı Şihâb'ı 1306 (1889/1890) yılında çıkarmıştır. Bu dönemde kaleme aldığı fakat Şihâb içerisinde yer vermediği başka şiirleri de olduğu halde yeni bir şiir kitabı yayımlamamış ve 1306 (1889/1890) yılından sonra, dönemin dergi ve gazetelerinde herhangi bir şiirine de rastlanmamıştır. Ali Nusret, 1892 (1308) yılından itibaren Maârif dergisinde fennî makaleler yayımlamaya başlamış, fennî makalelerini yayımladığı bu süreli yayına 1893 (1309) itibariyle Tercümân-ı Hakîkat de eklenmiştir. Ali Nusret, Tercümân-ı Hakîkat'te 1894'ten (1310) itibaren tercüme faaliyetlerine başlamış, 1895'e (1311) kadar da, aynı gazetede, tercüme roman tefrikaları yayımlamaya devam etmiştir. Ali Nusret'in Tercümân-ı Hakîkat'te yayımlanan bu tefrikaları daha sonra Tercümân-ı Hakîkat Matbaası'ndan kitap olarak basılmıştır. Ali Nusret, 1898'de (1314) Servet-i Fünûn dergisinde mensur şiirleri yayımlanmaya başlayıncaya kadar geçen sürede herhangi bir edebî faaliyette bulunmamıştır. Az sayıda yayımladığı bu mensur şiirlerinden sonra bir suskunluk devresine giren Ali Nusret, II. Meşrutiyet'in ilânıyla yayım hayatına geri dönmüş, Servet-i Fünûn, Şûrâ-yı Ümmet, Tedrîsât-ı İbtidâiye Mecmuası, Mekteplilere Arkadaş vb. dönemin gazete ve dergilerinde edebî, fennî, tarihî makaleler ile lisan meseleleri ve eğitimle ilgili makaleler de yayımlamıştır. Ali Nusret, bu makalelerinin bir kısmına, 1911 (1329) yılında yayımladığı Makâlât-ı Târihiyye ve Edebiyye adlı kitabında yer vermiştir. Ali Nusret'in adı geçen eserlerinden başka 1328'te (1912/1913) yayımladığı Osmanlı Elifbesi adlı bir elifba cüz'ü ve ölümünün ardından Mercan İdadisi'ndeki öğrencileri tarafından 1914'te (1329) yayımlanmış Küçük adlı adapte bir piyesi de vardır.Ali Nusret, genç yaşta yayımladığı şiirlerinde Muallim Nâci, Şeyh Vasfî gibi eski edebiyat taraftarları ile ağabeyi Cenab Şahabeddin gibi yeni Türk şiirinin kurucularından olan isimlerin etkisinde kalmış, yeni ile eski arasında yeni edebiyattan çok eskiye yakın şiirler kaleme almıştır. Çoğu, adı geçen isimler ile Nâbizâde Nâzım, Abdülhalim Memduh gibi Ara Nesil mensuplarına nazîre olan bu şiirleri, bir olgunluğa ulaşamamıştır. Servet-i Fünûn'da yayımlamış olduğu, Mehmed Rauf etkisinin gözlendiği az sayıdaki mensur şiirinin ise türün olgun örneklerinden olduğunu söylenebilir. Ali Nusret, Servet-i Fünûn'da yayımlanan mensur şiirlerinin ardından bir suskunluk devresine girmiştir. Meşrutiyet'in ilânına kadar devam eden bu sessizlik devresi onun sanatında bir kırılmaya sebep olmuş, Ali Nusret budönemde edebî faaliyetlerinden uzaklaşmış, lisan ve eğitim konularına daha çok eğilmiştir. Meşrutiyet sonrasından ölümüne kadar devam eden bu süreçte lisan ve eğitim meseleleri üzerine çeşitli faaliyetlerde bulunmuş ve makaleler kaleme almıştır. Ali Nusret'in bu edebî makaleleri incelendiğinde lisan ve edebiyat konusunda muhafazakâr bir tutum sergilediği görülebilir.Çalışmam süreli yayın faaliyetlerinin yoğun olduğu ?özellikle Ara Nesil ve II. Meşrutiyet? dönemlerini kapsadığı için birçok dergi ve gazetenin taranmasını gerektiren zorlu fakat yararlı bir süreçti. Bu sürecin sonucunda ulaştığım çok sayıda edebî metni bir elemeye tâbi tutarak konum dâhilinde olanları Latin harflerine aktardım.Ali Nusret, kısa süren hayatında az sayıda eser ortaya koymuştur belki ama, döneminin gazete ve dergilerinde edebî, fennî, tarihî, askerî konulara, eğitim ve dille ilgili meselelere değindiği makaleleriyle geniş bir yelpazede yayımcılık faaliyeti sergilemiştir. Üstelik Ali Nusret'in edebî faaliyet gösterdiği bu dönemler yeni Türk edebiyatının en hareketli dönemleri olması sebebiyle de önem arz etmektedir. Edebiyat tarihinin ikinci derecede bir şahsiyeti olan Ali Nusret'in eserleri ve edebî makalelerinin Latin harflerine aktarılıp incelenmesinin yeni Türk edebiyatının gelişme dönemleri olan Ara Nesil, Servet-i Fünûn, II. Meşrutiyet dönemlerinin edebiyat anlayışlarına da ışık tuttuğu kanaatindeyim. Küçük büyük demeden eksik taşların yerine konmasıyla Türk edebiyatının gelişme dönemlerinin daha net bir şekilde ortaya çıkacağı ve anlaşılacağını düşünüyorum.
· 2009
Kalıcı bağlantı: https://hdl.handle.net/20.500.14124/3907
Koleksiyonlar
- Yüksek Lisans Tezleri [4245]













