Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
İsntabul Beyoğlu Tarlabaşı yöresi konutları üzerine bir araştırma
Özet
Son zamanlarda basında adından bir hayli sözedilen Beyoğlu'nun özellikle İstiklal Caddesinin Rehabilitasyonu (sağlıklılaştırılması) çalışmaları kapsamında yeralan Tarlabaşı Yöresi 18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı toplumunda yaşayan azınlıkların ve yabancıların oturdukları yüksek standartlı konutların oluşturdukları bir yerleşmedir.
Aynı dönemlerde yapılmış batıdaki örneklerine kıyasla mimari bir bütünlük içinde görülen Tarlabaşı evleri bugün gündeme gelen yıkım hareketleri nedeni ile yokolma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Sanırım bu yok oluş biraz da bu kültür ve yaşam biçimine sahip çıkacak yerli insanın kalmayışı, binaların bakımsız kalarak kullanış biçimlerinin bozulması ve giderek gerçek işlevleri ile bağdaşmayacak bir kullanım biçimine dönüşmesinden kaynaklanmaktadır.
Yörede yıllardır kent gereksinim alanları kararlarının verilmemiş ve buna bağlı altyapı hizmetlerinin sağlanmamış olması, bu önemli kararları binalara rastgele yerleşmiş kişilerin seçimine terketmiştir. Böylece aynı yapı adasında komşu konut, oto yedek parçacısı, imalathane, tamirci, otel, depo, randevuevi bulunması gibi bir kullanım karışıklığı içindedir.
Kamuoyunda binalar bu olumsuz durumun sebebi olarak görülmüş, binaların yıkılarak düzeltilebileceği varsayımı toplumun büyük bir bölümü tarafından kabul görmüştür.
Araştırmalarıma başladığım dönemde olayları yakından takip ediyor olmam, kendi payıma bu mimari çevreyi belgeleme sorumluluğunu hissetmeme neden oldu. Ayrıca İstanbul'un birçok semtlerinde rastladığımız 18 - 19. yüzyıl lövanten ve azınlıkların oturdukları konut ve sivil mimari eserlerini tanıtıcı hemen hemen hiç bir kaynağın bulunmayışı araştırmamda bana diğer bir sorumluluk yükledi. Bu yüzden çalışmalarımın ağırlığını yerinde yaptığım gözlem, inceleme, ölçüm, fotoğraf ve söyleşi verileri oluşturdu.
Ölçüm yaptığım binaların hemen tamamı bakımsızlık nedeni ile harap durumda olduğundan bir bölümünün bodrum, çatı vb. katlarına ulaşmam olanaksızdı. Yine binalardan bir bölümünün daha önce yıkılmış olması, bir bölümünün ise içinde oturanlar tarafından ölçümü istenmemesi veya kilitli olması araştırmanın kapsamını sınırlayan diğer bir etken olmuştur.
Tarihçeye yönelik çalışmalarda yöredeki geçmiş yaşam biçimlerini ortaya çıkarmaya çalıştım. Ancak bu konuda yazılmış orjinal eserlerin kütüphane depolarında paketli oluşu (ki bunlar o dönemlerde yazılmış Fransızca seyahatnamelerdir) araştırmanın tarih bölümü için bir şanssızlıktır. Buna karşın bu konuda daha ayrıntılı araştırma yapmak isteyenlere yararlı olabilmek bakımından ulaşamadığım orjinal eserlerin adlarını araştırmanın sonunda sunmaya çalıştım.
Yukarıda sözünü ettiğim nedenlerle araştırmanın böylesine karanlık kalmış bir konuyu aydınlatmada yetersiz kalacağını biliyorum. Ancak inanıyorum ki bu çalışma hiç olmazsa yöreyi tanıtmada mimari bir belge niteliğine sahip olacak ve bundan yararlanacak meslekdaşlarımın yardımıyla değer kazanacaktır.
Koleksiyonlar
- Yüksek Lisans Tezleri [4105]















