Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Tarih’ e bakış açısından Ziya Gökalp ve Ali Şeriati sosyolojilerinin karşılaştırılması
Özet
Ziya Gökalp ve Ali Şeriati Türkiye-İran sosyoloji literatürlerini sosyolojik çalışmaları sayesinde zenginleştirip ölümsüzleştiren iki sosyolog olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bu iki sosyolog yaşadıkları dönemde mevcut sosyal sorunlara köklü çözüm önerisi getirmek uğruna büyük gayretler sarfetmiş ve sosyal sorunlara çözüm üretme yolunda sosyolojiye kurtarıcı gözüyle bakmışlardır. "Tarihe bakış açısından Ziya Gökalp ve Ali Şeriati sosyolojilerinin karşılaştırılması" başlığı altında yapmış olduğumuz bu çalışmada her iki sosyologun üzerinde yoğunlaştıkları konularla ilgili görüş ve düşüncelerini ortaya koymaya çalıştık. Çalışmanın içeriğinden de anlaşılacağı gibi Ziya Gökalp ile Ali Şeriati'nin birçok konuda benzer yönlerinin olduğu gibi bir çok konuda da farklı yönleri bulunmaktadır. Her iki sosyolog da medeniyetin uluslararası, kültürün ise ulusal nitelikli olduğu kanısındadırlar. Ayrıca Gökalp ve Şeriati medeniyetin bir başlangıcı ve bir de sonu olduğuna inanmaktadırlar. Bu düşünürler medeniyetin hızlı gelişmesinin toplum açısından zararlı olduğunu söylemektedirler. Ziya Gökalp ve Ali Şeriati İslamiyeti değişime açık bir olgu olarak görmektedirler. Her iki düşünürde İslam dinini, sosyal bir din olarak, insanlara sadece öbür dünya değil, belki bu dünya ile ilgili düzenlemeler getirdiğini söylemektedir. Şeriati ve Gökalp İslam'ın teolojisinden ziyade sosyal yönüyle ilgilenmektedirler. Her iki düşünür de araştırmanın bütün önbilgi, yargılardan soyutlanmasını, araştırmalarda tümevarımsal ve tecrübeye dayalı yöntemlerden yararlanılmasının zorunlu olduğunu söylemektedirler. Ziya Gökalp ve Ali Şeriati çok nedenliliğe inanmakta ve nedensel tekelcileri, yani tek nedeni açıklamaları eleştirmektedirler. Öyle ki Her iki düşünür de Marx'in nedensellik konusundaki yaklaşımını reddetmektedirler. Aslında Şeriati ve Gökalp'in düşüncelerinde benzerlikler olduğu kadar farklılıklarda göze çarpmaktadır.VI Şeriati medeniyeti din ile ilişkilendirmektedir. Gökaip ise medeniyetin dinden bağımsız olduğunu, hiçbir dine medeniyet adı verilemeyeceğini söylemektedir. Oysa Şeriati dinin de bir medeniyet sistemi olduğu kanısındadır. Gökaip İslam'ın Doğu medeniyetinden ayrılması gerektiğini, Şeriati ise İslam ile Doğu medeniyetinin iç içe olduğu ve Doğu medeniyetinin İslam'ı özümsemesi dolayısıyla birbirinden ayrılmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Şeriati sosyolojiyi bilim olarak benimsemekte, ancak bu bilimde bir tek sosyal olayı, değişik toplumlarda, aynı kalıpta yorumlayabileceğimiz bir genel kanunun bulunmadığını söylemektedir. Gökaip ise sosyolojinin bilim olduğunu hatta konusunun da doğa bilimlerinin konusu gibi nesnel ve pozitif olduğunu söylemektedir. Gökaip determinizmi benimsediği halde, Şeriati determinizmi reddetmektedir. Ayrıca Gökaip Islamın devlet kurmasına ve daha doğrusu devletin resmi dini olmasına karşı çıkmıştır. Şeriati ise İslam dininin bir devlet kurması için çaba göstermekteydi. Gökaip İslamiyetin ahlaki ve hukuksal bir sistem olduğunu, Şeriati ise İslamiyetin siyasal bir nitelik taşıdığını savunmaktadır. Her iki sosyolog da bilimin nesnelliği üzerinde durmaktadırlar, ancak Şeriati bilimin (insani bilimlerin) nesnelliğine kuşkuyla yaklaşmaktadır. Gökalp'e göre bilimsel araştırma özgür olmalı ve uygulama kaygısı taşımamalıdır. Şeriati ise sosyoloji alanında bilimsel araştırmanın bağımsız ve özgür olduğu düşüncesini, gerçekleşmesi güç bir ideal olarak değerlendirmektedir. Ali Şeriati'ye göre sosyoloji "nasıl olmalıdır" sorusuna yanıt verebilmektedir. Gökalp'e göre ise sosyoloji bilimsel niteliğini kaybetmemek için sadece "nedir" sorusuna cevap aramalıdır. İşbu çalışmada her iki sosyologun sosyal yaklaşımlarını ayrıntılı olarak ortaya koymaya çalıştık.
Bağlantı
https://hdl.handle.net/20.500.14124/4618https://kutuphane.msgsu.edu.tr/yordam/?p=1&alan=kunyeDemirbasKN_str&q=0045545
Koleksiyonlar
- Doktora Tezleri [850]















