Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
DSpace@MSGSÜ digitally stores academic resources such as books, articles, dissertations, bulletins, reports, research data published directly or indirectly by Mimar Sinan Fine Arts University in international standarts, helps track the academic performance of the university, provides long term preservation for resources and makes publications available to Open Access in accordance with their copyright to increase the effect of publications.Search MSGSÜ
Dışavurumcu tavrın romantik kökleri
Abstract
'Dışavurumcu Tavrın Romantik Kökleri' üzerine hazırlanmış olan bu tez, Ortaçağ sanatından bu yana var olup, Barok'la beraber belirginleşen 'öznelliğin' kilometre taşlarını mercek altına yatırıyor. Savunulan, Barok ve Dışavurumcu akımların aslında 'romantik' bir tavırdan beslendikleri; ve Michelangelo, Delacroix, Goya, Munch gibi sanatçılarla, Yeni Romantiklerin çoğunun, gene bu romantik tavırdan etkilendikleridir. Rönesans, Maniyerizm, Barok, Rokoko, Romantizm, Sembolizm ve Ekspresyonizm'in önde gelen yapıtları, barındırdıkları dışavurumcu nitelikler bağlamında ve bu nitelikleri 20.yy'ın plastik anlayışıyla kıyaslamak amacıyla sorgulanmıştır. Geçmişin sanatındaki dışavurumcu nitelikler, romantik tavırla kurulan ilişkiler ekseninde değerlendirilmiştir. Yanlış anlamaları engellemek için, tezin başlığında geçen 'romantik' sözcüğünün Romantizm akımının çağnştırdıklanyla sınırlanmadığı; ve 'dışavurumcu tavır'la kastedilenin de, dışavurumculuk akımının çerçevesi dışına taştığım belirtmekte yarar var. Bu çalışmada 'dışavurum' tabiri, öznenin, plastik bir dille 'en dolayımsız sunumu'na tekabül etmektedir. Bu yaklaşım, üzerinde çalışılan sahayı genişletmiştir. 20.yy'm başlangıcındaki Alman Dışavurumcu grupları (Die Brücke, Der Blaue Reiter); 1950'lerdeki Amerikan Soyut Dışavurumcuları; 1980'lerin Yeni Dışavurumcuları; Yeni Romantikler; günümüze uzak dönemlerin ustalarından (Delacroix, Piranesi, El Greco, Michelangelo), daha yakın dönemlerin sanatçılarına (Van Gogh, Munch, Goya) kadar çok sayıda ressamın adı tez boyunca sıkça anılmıştır. Çalışmanın niteliğini, metodolojiye dair iki tercih belirlemiştir: Bunlardan ilki, biçimden içeriğe (dışavurumdan romantik tavıra) doğru bir yol izlemektir. İkinci tercih, çelişkilerden yararlanmaya dayanıyor; iki aykırı kavram olan akıl ve duygunun mukayesesini ve birlikteliğim irdeliyor. Bu iki uç nokta sanat tarihindeki her bir dönemin tanımlanması ve incelenmesi aşamalarında son derece önemli olagelmiştir. Ele aldığımız konu 'romantik kökenler' olduğu için, çalışmadaki akış, akıldan ziyade duygu üzerinden gerçekleştirilmiştir. Dışavurumcu tavrın ardında yatan gerekçeler, tarihi ve sosyolojik gerçekler doğrultusunda değişkenlik gösterdiği içindir ki, dışavurumcu tavrın farklı niteliklerine odaklanma gereği duyulmuştur: Sözgelimi, duygunun akla yeğ tutulması, Ortaçağ sanatında spiritüel bir dışavurumu ön plana çıkartırken, Rönesans'taki dışavurumcu tavır; akıl-duygu çatışması ve bilinmezliklerle dolu dünyada bir çıkış yolu arayışı üzerinde yoğunlaşmıştır. Özne ve duygunun damgasını vurduğu bir çağda; Maniyerizm ve Barok, öznenin anlam kazanması ve boya dilinde bir özgürleşme olarak, çağdaş espas kavramına doğru ilk adımların atıldığı dönemler olarak ele alınmıştır.Modernizm'in ilk evresi olan Romantizm' de ise öznelcilik iyice belirginleşir; ve romantik karakter bu devirde tam anlamıyla görülür. Sembolist ve dışavurumcu akımlar aynı romantik tavrın çerçevesi içinde ele alınmıştır. 20.yy, sanatın öznelliğe doğru katettiği yolda 'bireyselleşme'nin zirveye çıktığı bir dönem olarak değerlendirilmiştir: 'Öznenin en dolayımsız sunumu' aslında, 'birey'dir. Bu 'birey', farklı dönemlerin dışavurumcu tavırlarının kıyaslanmasında farklı biçimlerle sıkça karşımıza çıkan bir kavramdır.
URI
https://hdl.handle.net/20.500.14124/4828https://kutuphane.msgsu.edu.tr/yordam/?p=1&alan=kunyeDemirbasKN_str&q=0045508
Collections
- Yüksek Lisans Tezleri [4207]















