Özet
iletişim etkinliği uygarlığımızın ve kültürümüzün temel yapıtaşıdır. Çağdaş uygarlık,
çağdaş kültür dediğimiz olgunun düşünsel, davranışsa! model ve tutumlarının da bir
bölümünün görünen yüzünü oluşturan, insan yapımı çevrenin teknolojik ürünleridir. Bu
neden lede kültürü; "doğanın yarattıklarına karşı insanın yarattığı her şey" diye
tanımlarız. Bu anlamda, günümüzde kent kültürü dediğimiz insan yapımı çevrede artık
doğanın yarattıklarından daha çok, insanın ürettiklerinin yer aldığını söyleyebiliriz. Ne
varki insanın kendisi için ürettiğini düşündüğümüz çevrenin ve bu çevreyi oluşturan
ürünlerin, sorunları çözmekten öteye, yeni sorun yumakları ördüğü de görülüyor.
Güdümlü, rekabetçi pazarın ürettiği nesne yığınlarının getirdiği pek çok sorunlardan
biri de "iletişimsizlik" ya da "yetersiz iletişim" olgusudur.
Psikoloji insan gereksinimlerinin basamaklı olduğundan söz eder. Toplumun da bu
kuralın dışında kalamıyacağı akla yatkındır. Bireysel düzlemde bakıldığında; yorgun bir
kişi doğrudan duyum kuramına göre oturacağı yer konusunda seçici değildir. Ancak bu
tür gereksinimleri doyurulmuş bir insan, normal durumlarda oturacağı yerin kendi
sosyal kültürel konumuna, yapacağı işe ve işin yapılış tarzına uygun bir oturma elemanı
beklentisi seçiciliğine girer. Benzer bir şekilde toplum da aynı tutumu benimser.
Örneğin güvenlik gereksinimi karşılanmamış bir toplum, tümüyle iletişim amaçları
taşıyan sosyal kültürel etkinlik ve beklentilerini erteleyebileceği gibi, iletişimse! açıdan
yaşam tarzını ortaya koyan nesne kullanım alanındaki uygunluk kuralına dayalı seçici
tutumunu da gözardı edebilir. Toplumun ve bireylerin aradığı bu uygunluk ilkesi
iletişimse! süreçleri tanımlar. Nesnenin biçimsel niteliklerine bakılarak düşünülen işe,
eyleme, sosyal kültürel öze uygun olup olmadığına ilişkin bir değer biçilir.