Özet
Olağanüstü üretim (icat) ve değişim yılları: 20. yüzyılın 11. yılı, 70 yılı içinde Amerikan sanatı önemli bir evrim geçirdiği söylenebilir. Başlangıçta Amerikan resmine egemen olan doğalcılık (naturalizm), 1900'lerde güçlü, gerçekçi üslubu geri getirerek olgunluğa doğru ilk önemli adımı attı. Bunun ardından Amerikan resmi çeşitli deneylerden geçip ilerledi, 1940'larda soyut dışavurumculuk (ekspresyonizm) adlı yerel akımla büyük bir çıkış yaptı ve devrimci bir atılımla ilk kez sanat sahnesinde ön plana çıktı. Bu evrimi anlayabilmek için Amerika'nın değişen doğasını ve sanat karşısındaki tutumunu incelemek gerekir. Batı Avrupa sanat tarihinde daima formal mantık egemen olmuştur; bir gelişimi daima bir başka gelişim izlemiştir. Oysa, Amerikan resmi -yakın geçmişe gelene dek- bir dizi ilerleme, gerileme, iniş çıkış atlatmış, ancak yerleşik resim geleneğinin gösterebileceği sürekli gelişim çizgisini gösterememiştir. Gerçekte Amerikan resminin kökeni 400 yıllık Batı Avrupa resmine, onun çeşitli okul ve üsluplarına dayanır. Eski dünyanın sanat merkezlerinden uzakta yaşayan Amerikalı sanatçılar her yeni akımı sonradan izlemeye çalışmış, Avrupa'da yaşayan Amerikalılar bile bir tür "izm"lerin (fovizm, kübizm, futurizm, sürrealizm gibi) doğuşuna katkıda bulunmamışlardır. Sonuç olarak yeni akımların asıl dilini yakalamakta genellikle kararsızlık göstermişlerdir. İşte bu kararsızlık onları bilinçli ya da bilinçsiz olarak her yeni dilin vurgularını değiştirmekte daha özgür kılmış ve Amerikan resminin kendine özgü gelişimini sağlamıştır. Bu değişiklikler, Amerikalı ressamların sanatlarının amacı, kullandıkları malzeme ve yaşadıkları çevre karşısındaki tutumlarından kaynaklanmıştır. Sanatçıların benzer tutumları ve Batı Avrupa'dan aktardıkları çeşitli üsluplar üzerinde yaptıkları değişikliklerde Amerikan resminin iç bağı ve kendine özgü nitelikleri yatmaktadır.