Özet
Dünyamız 21.yüzyıl ile birlikte "bilgi toplumu" diye ifade edilen, yeni koşullann
tanımladığı yeni bir duruma doğru hızla ilerlemektedir. Öte yandan Türkiyenin
yakın gelecekte ortak pazara ve avrupa gümrük birliQine girmeyi hedeflemiş
olması da ülkemiz açısından pek çok alanda ortaya çıkacak yeni koşullann
kapımızda olduğu anlamını taşımaktadır. Pek çok araştırmacının benimsediği
gibi; bu yeni koşulların göğüslenmesi ülke genelinde hemen her kurum ve
sektörde yeni, çağdaş organizasyonlara gidilmesini zorunlu kılmaktadır. Hiç
kuşkusuz bu sektörlerin başında sanayi ve eQitim gelmektedir. Ülkenin genel
ekonomik politikasından ve üretim sisteminden baQımsız bir yüksek öQretim,
bilim ve teknoloji politikası düşünülemez. Bu anlamda üniversitelere düşen
görev, çağın gerekli kıldığı nitelikli insan gücünü yetiştirmek olduğu kadar, bilgi
toplumunun ve sanayinin ihtiyacı olan temel ve uygulamalı araştırmalan
yaparak yeni teknolojileri üretmek olmalıdır. Aksi takdirde geleceQin dünyasına
ayak uydurmak mümkün olmayacaktır.