Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Açık Bilim, Sanat Arşivi
Açık Bilim, Sanat Arşivi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.MSGSÜ'de Ara
Tarihi çevrelerde sosyal ve ekonomik gelişimin mimariye yansıması: Karaköy Yeraltı Camii ve çevresi örneği
Özet
Uygarlık tarihinin en önemli kanıtları olan kentler insanların en basitinden en karmaşığına kadar çeşitli ihtiyaçlarına cevap vermek üzere kurulup geliştirilmiş ve bazı durumlarda çeşitli nedenlerle yok olmuş yerlerdir. Mimari ise bu döngünün vazgeçilmez bir unsuru ve tarihin en somut ispatıdır. Tarihi çevrelerin korunup değerlendirilmesi her ülke için bir uygarlık göstergesidir. Bu bilince sahip olan toplumlar tarihlerini çoğu insanın ulaşamayacağı kitaplardan çıkarmış ve sadece görülerek ulaşılabilecek kentlere, mimari kurgulara taşımışlardır. Uygarlıkların ve dolayısıyla kentlerin değişimlerini bir süreç içinde yada ani bir biçimde sağlayan çeşitli nedenler vardır. Bunlar savaşlar, iktidar değişiklikleri ve reformlar, din ve etnik köken değişimi, ekonomi, teknoloji ve doğal afetler olarak sayılabilir. İstanbul'un yüzyıllar boyunca en işlek limanı olmuş Haliç' in kuzey kıyısında bulunan Galata' nın doğusuna düşen örnek bölge de zaman içinde sosyal ve ekonomik gelişmeler paralelinde değişmiştir. Bizans devrinde İstanbul'un güney limanlarında yaşanan talihsizlikler yüzünden önemini korumuş ve hatta önem kazanmış olan Halic'in kuzeyinin etkinleşmesi Cenevizlilerin 1261 yılından sonra buraya yaklaşık 200 yıllık hakimiyeti sırasında olmuştur. Cenevizliler Galata'yı surlarla tahkim etmiş kıyılarda ise liman gereksinmelerine yönelik yapılar yapmıştır. Fatih, İstanbul'u fethinden sonra buranın ticaretteki öneminin farkında biri olarak aynen kalmasını sağlamıştır. Fetih sonrasında aniden boşalan kesim zamanla dolarak eski hareketliliğine kavuşmuştur. Tophane kesiminde ise top dökümhanesini inşası, canlılık getirmiş Karadeniz kıyılarından getirilen halk buraya yerleştirilmiştir. 19. yüzyıla kadar rutin bir işleyiş sergileyen bölge, 19. yüzyılda da ağırlıklı olarak Fransız, İngiliz ve İtalyan sanayici ve tüccarlarıyla, bu ülkelerden gelen her türlü malın indirildiği, depolandığı ve satıldığı bir alanhaline dönüşmüştür. Batılılaşma hareketleri kapsamında, Ceneviz surları yıkılmış, askeri anlayıştaki farklılıklar Tophane meydanının bir talim yerine dönüşmesine neden olmuştur. Kırım Savaşında İngiliz ve Fransız buharlı gemilerinin yanaşma problemi; rıhtımın yapılmasını hızlandırmıştır. 1890'larda başlanan rıhtım yapımı, ele alınan kıyıların çehresinin tamamen değişmesine neden olmuştur. Eski ahşap depolar yıkılmış yerlerine kagir hanlar yapılmıştır. I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sonrasında bölgenin eski önemi kalmamış, Avrupalılar sahip oldukları ticari imtiyazları kaybederek ülkelerine dönmüştür. Cumhuriyet döneminde 1950 ve 1980'li yıllarda ortaya konan plansız gelişmeler sonucunda açılan yollar ve meydanlardan, ele alınan bölge de nasibini almış ve tarihin tanığı olan birçok bina yok edilmiştir. Ceneviz dönemi ve sonrasında 19. yüzyıl batı etkisindeki bölgeden çok az sayıda bina günümüze ulaşmıştır. Bunlardan en önemlisi çalışmaların başlama noktası olan Galata Hisarı bugünkü adıyla Yeraltı Camiidir. Yeraltı Camii ve çevresindeki limana bağlı gelişen ticaret işlevleri geçmişten günümüze değişerek gelmiştir. Bu işlevlerin fiziksel ortamda yansımaları hanlar ve depolardır. 19. yy ile birlikte Galata' daki azınlıklar zenginleşmiş ve mimari stil olarak Avrupa etkisinde hanlar inşa ettirmişlerdir. Tophane de Osmanlı'nın askeri alanda gelişme isteğine paralel değişim göstermiştir. Zamanla Cumhuriyetin ilanı ve diğer hazırlayıcı nedenlerle Tophane tesisleri ortadan kalkmış komplekse ait bir yapı günümüze dek ulaşmıştır. Ele alınan bölgenin batısında ise liman işlevinin tam olarak ortadan kalktığını söylemek mümkün değildir. Buna karşılık devamlılığı da tartışma konusudur. Bu noktada bölgede limana ait alt işlevler de zayıflamaktadır. Büro olarak tasarlanmış ticaret hanlarının içinde bir takım küçük ölçekli üretim faaliyetleri yer bulmaya başlamıştır. Bölgenin tarihi gelişimine zıt düşmeden değerlendirilmesi güncelliğini koruyan bir konudur.
Koleksiyonlar
- Fen Bilimleri Enstitüsü [1729]