Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
DSpace@MSGSÜ digitally stores academic resources such as books, articles, dissertations, bulletins, reports, research data published directly or indirectly by Mimar Sinan Fine Arts University in international standarts, helps track the academic performance of the university, provides long term preservation for resources and makes publications available to Open Access in accordance with their copyright to increase the effect of publications.Search MSGSÜ
Emeğin Kenti İstanbul: Metropolde çalışma hayatının toplumsal ve mekânsal ve pratikleri
Abstract
İster eleştirel ister taraftar olsun, kentleşme ve küreselleşme üzerine yapılan pek çok araştırma “dünya ekonomisinin çalıştığına dair” gizil bir işlevselci anlayışa dayanmaktadır. Bu düşünce tarzında, küresel ekonominin bazı olumsuz sonuçları öngörülse veya eleştirilse bile, küresel ekonomiye entegre olma hâlâ tüm yerler için “tek çözüm” olarak sunulmaktadır. Böyle bir yaklaşım, gelişmekte olan ülkelerin kentleri üzerine yapılan çalışmalar için özellikle sorunludur. Benzer bir hatayı tekrarlamamak için öncelikle “çalışan dünya ekonomisi” anlayışına mesafeli yaklaşmak gerekmektedir. Dünya ekonomisi çalışmaktadır, ama bir “sistem” gibi çalışmamaktadır.
Bir kent içinde farklı sektörlerin ve semtlerin gelişmesine yönelik harcanan farklı çabalar ve kaynaklar kentin toplumsal ve mekânsal yeniden yapılandırılmasını şekillendirmektedir. İstanbul örneğinde, kentin gelişimine yön verenler, kenti bir “dünya kenti”, “finans merkezi” veya bugünlerde “Avrupa Kültür Başkenti” yapmaya daha fazla çaba ve kaynak vakfederken, aynı kentin başka semtlerinde süregelen ekonomik aktivitelerde çalışanlar yeterli düzenlemenin olmadığı iş ortamlarında zor koşullarda çalışabilmekte ve hatta hayatlarını kaybedebilmektedir. Gelişmekte olan sektörlerde bile, “yeni iş ortamları sağlamak” veya “teşvik” etmek çoğu zaman “girişimcinin” öngörüleri doğrultusunda bir iş ortamı hazırlamak anlamına gelirken, bu ortamda çalışan kişilerin öncelikleri göz ardı edilebilmektedir. Özetle, kentlerin mekânsal yeniden yapılandırılması bu kentlerin tüm sakinleri için “çalışıyor” anlamına gelmemektedir.
Bu yüzden, bu çalışmada İstanbul’da farklı iş kollarında çalışan kişilerin hayatlarını nasıl sürdürdükleri araştırılırken, bu kişilerin yaşamlarını ve çalışma hayatlarını daha olumlu hale getirebilecek toplumsal ve mekânsal örgülerin neler olabileceği, bu kişilerin kendi deneyimlerinden hareketle irdelenecektir. Bu sayede, kentte farklı iş ve yerlerde çalışan kişilerin gündelik yaşamları içinde belli toplumsal ve mekânsal pratikleri nasıl yeniden ürettikleri ve onların pratikleri ile egemen toplumsal ve mekânsal pratiklerin nasıl karşı karşıya geldiği veya çeliştiği hakkında kapsamlı bilgi edinmemiz mümkün olacaktır. Küresel ekonominin egemen kişi ve kurumları dünya ekonomisinin, toplumların ve kentlerin kendi öncelikleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması için sürekli bir çaba içindeyken, benzer bir çabanın kentin içinde hayatlarını sürdürmeye devam etmeye çalışan geniş kesimler için de gösterilmesi gerekmektedir. Aslında, kişiler küresel ekonominin egemen imge ve pratiklerinin değersizleştirdiği veya göz ardı ettiği yer ve mesleklerde hayatlarını sürdürebilmektedir. Kentin mekânsal örgüsü, farklı işlerde çalışan kişiler için belli olanaklar sağladığı gibi engeller de çıkarabilmektedir. Bu tarz bir yaklaşım, öncelikle kentlerde çalışma hayatının etrafında süregelen egemen toplumsal ve mekânsal pratikleri sorgulamamıza yardımcı olacaktır. Öte yandan, küresel ekonomin “çalışmasından” ziyade kent sakinlerinin genelinin refahını sağlamaya yönelik alternatif kentsel kurguların neler olabileceği konusunda çıkarım yapmamıza da olanak sağlayacaktır.
Collections
- TRDizin [1116]